Merhabalar.

Yazarların dil konusunda topluma karşı sorumlu olduklarını biliyor muydunuz? Bilmiyorsanız, size söyleyeyim. Yazarlarımız, dil konusunda topluma karşı sorumludurlar. Düşünceyi, duyguyu en etkili ve doğru biçimde yazıya dökmenin yolu, dili iyi bilmek ve kullanmaktan geçer. Ömer Asım Aksoy'un dediği gibi: "Güzel, ustaca yazı yazmak herkesten beklenemez. Ama doğru ve iyi yazmak belli bir eğitim görmüş herkesten beklenir."

Bu bölümde yazarlarımızın anlam ve biçimle ilgili cümle bozukluklarına değinerek Türkçemizin kirlenmesinin, yanlış kullanılmasının ve yanlışların yaygınlaşmasının önüne geçmek için elimden geleni yapmak istiyorum. 

Sözcüklerin cümle içinde yanlış yerde kullanılmaları, anlam bulanıklığına, farklı anlam yorumlamalarına yol açar. Özellikle niteleme ve pekiştirme görevindeki sözcüklerin cümledeki yerlerine özen göstermek gerekir. Şimdi örnek bir cümle ile bu bozukluğu hep beraber görelim. 

"Hiç bankacılığı sevmediğini yazsa da inanmayın." (Hurşit Güneş, 6.2.2002) Örnek cümlede de görüleceği üzere, "Hiç" sözcüğünün yeri yanlıştır. Bu sözcük "bankacılığı" değil; "sevmediğini" sözcüğünü belirtmeli ve bundan önce kullanılmalıydı. Cümle, "Bankacılığı hiç sevmediğini yazsa da (buna) inanmayın." biçiminde kurulmalıydı. Cümledeki "buna" tümlecinin eksikliği de tümleç yanlışlarına bir örnektir.

Selam ve saygılarımla.