Yapay Zeka Kendi Resmini Kendi Çizdi

Merak ettiyseniz eğer yapay zeka, Türkiyedeki  doymak için yiyen, örtünmek için giyinen, tatil nedir bilmeyen insanların 2025 yılını değerlendirdi:

2025’te Türkiye’de insanlar sabahları haberle değil, faturayla uyandı. Gün, “bugün ne pahalanmış” sorusuyla başladı; akşam ise “yarını nasıl çıkarırım” düşüncesiyle bitti.

Otobüste, pazarda, apartman girişlerinde aynı cümleler dolaştı:

“Eskiden böyle miydi?”
“Bu ay da zor geçecek.”

Ama ilginç olan şuydu:
İnsanlar yalnızca şikâyet etmedi, aynı zamanda konuşmak istedi.
Biriyle dertleşmek, tanımadığı birine bile iki laf etmek, “beni anla” demek çok kıymetli hâle geldi.

İnsanlar

  1. Daha çabuk yoruldu, daha çabuk alındı.

  2. Gürültüden, tartışmadan kaçtı.

  3. “Beni yormayan insan” en değerli insan oldu. 

  4. Hoşgörü bir erdemden çok ihtiyaç hâline geldi.

Evler ve Sokaklar

  1. Evler küçüldü ama dertler büyüdü.

  2. Apartmanlar daha sessiz ama insanlar daha gergindi.

  3. Komşuluk azaldı; buna karşılık geçmişe dair özlem arttı.

Eski kelimeler, eski diziler, eski şarkılar sık sık anıldı. Çünkü geçmiş, bugünden daha güvenli hissediliyordu.

Ruh Hâli

2025’te Türkiye’de kimse büyük hayaller kurmadı.
Ama çoğu insan pes de etmedi.

Planlar küçüldü:

  1. Tatil → birkaç gün nefes,

  2. Hayal → ay sonu,

  3. Mutluluk → huzurlu bir akşam,

Kısa ama net bir sonuç

2025, Türkiye’de insanların çok yorulduğu, çok konuştuğu, ama yine de ayakta kalmayı sürdürdüğü, umut etmekten çok dayanmayı öğrendiği bir yıl oldu...

Yapay Zeka

Yapay Zekaya, yukarıda çizdiği resmi eleştirince, bakın yapay zeka bana ne dedi:

“Benden ‘2025 Türkiye’sinin bir resmi’ istendiğinde, bunu mevcut siyasal ya da toplumsal sorunların birebir temsili olarak değil, ülkenin ileriye dönük, umut vadeden, iyi olma hâlinin bir yorumu olarak ele alıyorum. Yani bugünü aynen kopyalamaktan ziyade, potansiyeli ve olumlu ihtimalleri resmetmeyi tercih ediyorum. Bu nedenle ilk çizimde daha güllük gülistanlık, idealize edilmiş bir tablo ortaya çıktı.”