Tanrı nerede, neden saklanıyor?
Yoksa pişman mıdır Adem'i yarattığına?
Adem öyle rahat, öyle pişkin bir kul ki,
Onu yaratan ilahı bile değil umurunda!
Kabahat ne elmada, ne de şeytanda;
Kabahat Adem'i yaratan yüce Tanrıda,
Tanrı böyle olsun, istemedi ama;
Yarattığı halife, oldu yeryüzüne bela!
Aferin Tanrıya, yaptı yine yapacağını;
Musallat etti yeryüzüne Adem belasını!
Kapatıp gök kapısını kesince nidasını;
Arar durur Ademoğlu, o yüce mevlasını.
Recep Altun,21 Ekim 2026,Ankara

Merhaba Recep Abi,
YanıtlaSilTanrı, bence de çok pişman olmuştur insanı yarattığına...
Selamlar, saygılar.
Merhabalar Bücürükveben.
SilÖnce ziyaretiniz ve değerli yorumunuz için teşekkür etmek isterim. Hepimiz insanız. Ancak, insandan şikayetçi olmayan bir insan gösterebilir misiniz? Gösteremezsiniz. O halde bu insan layığını bulsun. İnsanın yaptıkları yanına kalmasın. İnsan hemcinsini, hem de Tanrısını üzdüğü için çeksin cezasını.
Selam ve saygılarımla.
Şiirde mertebe atlamak bu olsa gerek Recep Bey.. alkışlıyorum sizi gerçekten 👏👏👏 varoluşu sorgulayan, insanı düşündüren bir şiir. Paylaşımınız için teşekkürler.
YanıtlaSilMerhabalar.
Silİnsanlarımız taklidi iman üzere bir dine tabi oluyorlar. Ama tahkiki imana geçmekte tereddüt ediyorlar. Ben artık tahkiki imanı da geçtim ve din olayına artık bir felsefeci penceresinden bakıyorum.
Şimdi beni kaleme aldığım bu şiir için aforoz bile etmişlerdir. Eğer yazdığınız bir paylaşıma kimse yorumda bulunmuyorsa, bilin ki protesto ediliyorsunuz.
Bir güvenlik açısından dolayı yorumu onaya tabi tutmuştum ama kaldıracağım.
Beğeni ve takdirnizle birlikte ziyaretiniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.
İnsan denen varlık, düşündükçe gelişir ve mertebe atlar. Tanrı, kendini düşünüp geliştirsin diye beyin, vicdanını duygularını hissetsin diye de kalp vermiştir insana. Aynı frekanstaki insanlar birbirlerini her halükârda hissedip anlarlar, duygu ve düşüncelerimizi sahiplendiğimiz bu mecrada kimin nasıl düşüneceği ancak karşı tarafın kendini ne kadar geliştirdiği ve anladığıyla sınırlıdır.
YanıtlaSilTekrar teşekkürler yazdığınız her satıra.
Saygılarımla,
Merhabalar Momentos.
SilSon cümleniz o kadar vurucu bir cümleydi ki beklediğim ve duymak istediğim düşünceyi takdir etmişsiniz. Çok teşekkür derim. Gönlünüze ve yüreğinize sağlıklar dilerim.
Selam ve saygılarımla.
Khalil Gibran 'ın çok sevfiğim bir sözü var. “Beşeri kanunları yalnızca iki kişi çiğner: deli ve dâhi.” Tanrı'yı anlamak için bu iki kategoriden birinde olmak lazım.
YanıtlaSililkine yakınım ..bu gidişle anlayacağım da 🥳
Merhabalar Mai.
SilKhalil Gibran'ın beşeri kanunlar konusundaki saptaması bana göre de çok doğru. Tanrı'yı anlayabilmek için de ya deli, ya da dahi olmak gerekiyor. Açık söyleyim ben de "deli" tarafındayım.
Ziyaretiniz, katkılarınız ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Selam ve saygılarımla.
sslında Tanrıyı daima yanında hissedenler bu dünyada yanlış bir şey yapmaz ama türkler bu konuda çok uyanık, yakalanmadığın sürece günah saymıyor türkler :)
YanıtlaSilMerhabalar Deeptone.
SilTanrıyı daima yanında hissedenler, inancında ve imanında samimi kimselerdir. Bazılarının Tanrısı kul olduğu için kullara yakalanmadan işlenilen her halt cezasızdır. Cezayı Tanrı değil, kul veriyor.
Selam ve saygılarımla.
Yorum Gönder
YORUMLARINIZ ONAYA TABİ DEĞİLDİR.