Firavun ve ordusu 

"Ey peygamberin vârisleri! Ey Ensarullâh! Ey Allah'ın yakınları! Çevrenize bir bakın, insanoğlu kendisinde bir varlık gördüğünde, dönüşü Rabbine olmasına rağmen Firavun gibi hatta daha da fazla tuğyân ediyor.

Görmüyorsunuz! Doğru yol üzerinde olanlar, takvâyı emredenler, namaz kılanlar, kısaca İslâm'ı yaşamaya çalışanlar itilip kakılıyor.

Azgınlar Allah'ın kendilerini gördüğünü, kendilerinden hesap soracağını bilmiyorlar, yalanlıyorlar ve yüz çeviriyorlar.

Ey peygamberin vârisleri! Ey Ensarullah! Ey Allah'ın yakınları!

Kur'ân'ı öğrenin ve insanı basit bir embriyondan yaratan Rabbinizin adına okuyun, başkalarına ulaştırın!

Kur'ân'ı okuyun! Size bu görevi veren Rabbiniz en büyük, en üstün olandır. Ondan daha üstünü yoktur.

O, kalemle öğreten, insana bilmediğini öğretendir. Bilgiyi ön plâna alın! O azgınları bilginizle yola getirin! Sakın ümitsiz olmayın!

Eğer bilgilendirmenize, eğitim vermenize, nasihat etmenize rağmen tuğyânlarına-azgınlıklarına son vermezler ve saldırganlık yaparlarsa Allah onları perçemlerinden tutup cümle âleme rezil-i rüsva edecektir.

İsterlerse tüm yardakçılarını, meclislerini, kurultaylarını, tüm yandaşlarını, modern Darü'n-Nedvelerini, Birleşmiş Milletlerini, Natolarını yardımlarına çağırsınlar...

Allah da zebanilerini, en korkunç, en haşin güvenlik görevlilerini çağıracak...

Sakın ümidinizi kesmeyin!

Tâğutlar malca-mülkçe, çoluk-çocukça, askerce ne kadar güçlü gözükseler de sakın onlara itaat etmeyin, sakın onlara boyun eğmeyin!

Siz Allah'a secde edin, Ona boyun eğin ve yakınlaşın!"

Kaynak: Hakkı Yılmaz-Tebyinü'l Kur'an- I.Cilt Sayfa:55