şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Git Güle Güle

 
Türk-İslam Ülküsünün yılmaz neferi.
Nizam-ı Alem davasının Muhsin lideri.
Bir insanın ancak, bu kadar olur seveni.
Asla unutmayacağız, bu vefa abidesini.

Çağlayancerit’ten bindiler helikoptere,
Uçtular Yozgat ilinin Yerköy ilçesine.
Daha ulaşamadan  belirlenen hedefe,
Kayboldular Keşdağı’nın zirvesinde.

Sayılı verilen nefes tükenmiş bir kere.
Tüm Türkiye ağladık bu acı habere.
Ne kadar sevenin varmış be! Koca Reis;
Seni çok özleyeceğiz, git güle güle...


Recep Altun 30 Mart 2009

Geçerken

 

ne kadar da sevinmiştim geçerken. 
heyecanla çevirmiştim sayfalarını,
ne sayfalarında kaldı umudum,
ne de içindekilerde gözüm.

geçerkene şiirimi seçerken,
kalmadı hevesim gerçekten. 
boş yere bağlanmışım geçerken;
geçerken, geçerim ben senden.

sayfalarını bir bir çevirdim umutla.
bana göre bir şeyler var mı arasında?
derken, tükendi kocaman sayfalar;
bir sonraki geçerkene kaldı umutlar...

Recep Altun, 03 Kasım 2025

Not: Bu şiirin, kaleme alınma hikayesi var.

Pencerem

Benim pencerem açıktır herkese, 
Güneş de girsin, meraklı gözler de. 
Ne ateşte yanacak günahkar tenim, 
Ne de gizli saklı sırlarım var benim. 

Perdeye ihtiyacı yok penceremin, 
Gelen geçen seyretsin gönlünce. 
Engellemesin ışığını güneşimin, 
Gönlüm şenlenir, güneşi görünce. 

İşte böyle garip bir kalemim ben. 
Penceresine şiir yazacak kadar… 
Çekinme sen de bak pencereme, 
Kaldırdım perdesini sonsuza kadar... 

Recep Altun, 29.12.2020

Not: Eski Şiirlerimden, güncellenmiştir.

İyi Günde Kötü Günde

İyi günde, kötü günde, 
Gözler verilen sözde. 
Ne yetimdi, ne de öksüz, 
O masumların günahı ne? 

Sözlerin düğümü çözülmüş,
Umutla beklerken yarınları,
Sevgiye hasret kalmış,
Yürekler yakar yürekleri.

Nasıl sabredeceklerini,
Bilmeyen kırgın gönülleri;
Kim teselli edebilir ki?
Sevgiden yoksun yürekleri.

Narsistliğin kurbanı olmuş,
Körpe bedendeki yürekler.
Gel, bir de onlara sor;
Neler hayal ettiler, neler...

İyi günde, kötü günde,
Umutlar verilen sözde.
Dün kalsın, kaldığı yerde;
Sevgiler yetim kalmasın,
Tecelli etsin gönüllerde...

Recep Altun, 9 Eylül 2025

Arafta Kalmaktansa


bir daha uyandırmayın beni,
uyuttuğunuz derin uykudan.
korktuğumu zannetmeyin sakın,
bir daha uyanamama korkusundan.

ne bu dünyadan bir tapum var,
ne de cennetin tapusundan.
cehenneme bile talip oldum,
mekansızlık korkusundan.

Öyle demeyin, demiyorlar mı?
"Ahrette iman, dünyada mekan" 
arafta kalmaktansa, 
cehennem olsun bana mekan...

biliyorum, kızacak birileri bana
bak, şu talip olduğun mekana!
cennet tapuları paylaşılırken,
sen nerelerdeydin, Allah aşkına?

Belki Bir Daha


bulutsuz gecelerde
cırcır böcekleri ile
gevezelik eder;
söyleşirdik hep birlikte.

bekçilik ederdik
kurda kuşa karşı,
yerlere serilmiş
bulgur sergisinde.

sırası mı şimdi,
tanrıyı konuşmanın?
tadını çıkartalım! 
dünyada kalmanın...

gecenin yer yatağında
yıldızları saymanın;
zevkine varırdık,
birlikte olmanın...

bir ateş yakardık
tütsü gibi dumanın;
kokusuna bayılırdık,
o dumanı solumanın...

ağırdır yükü, dünyada kalmanın.
tanrısı vardır, her bir duanın.
bedeli ağırdır, "elini tutmanın"
elinde fırsat varken tadını çıkart;
belki bir daha göremeyeceğin,
bu güzelim baharın...

Bir Kalem Çizdi Yüreğimi



Bir kalem çizdi yüreğimi
İçin için kanıyor...
En kötüsü kim bilir;
Beni kim sanıyor?

Hep elimi uzattım,
Elini uzatana.
Hala akıllanmadım,
Bu çizik az bile bana!

Kader mi, desem, yazgı mı? 
Bu yakışmaz bana!
'Emrine çok şükür, derim;
Yakışanı budur bana...


Recep Altun
13/01/2013-Ankara

Yaralar



Yaralar vardır, hayatta yaralar... 
Sahte uykulara gece, 
O yorgun izlere yüz olmuş; 
Gönülleri yakıp, yıkan yaralar... 

Merhemi, kimin heybesinde bilinmez. 
Her gönle, sarılı yara açılmaz. 
Er meydanı değil, kaderden kaçılmaz!
Yaramın, yarasını kanatan yaralar... 


Recep Altun
22 Kasım 2024, Sincan/Ankara

Bir Turnayı Vurdular



Ölüme kanatlandı bozkırın vefa kuşu
Kopardılar sesini mor delisi yayladan
Hüzün gölünde akşam sazların kıyamı var
Sevda ayininde semaha duran
Bir turnayı vurdular

Kızıl bir yağmura durdu bulutlar
Eğilip geçerken güneş akşamın kapısından
Günün son demiyle devrildi yandı sular
Katarın en önünde gümüşü parıldayan
Bir turnayı vurdular 

Önce kana batan sureti düştü göle
Nefesini çaldılar kül renkli bir atlastan
Selamlar kesildi hoyrat bir ses ile yar
Yorgun kanatlarıyla akşamı arşınlayan
Bir turnayı vurdular 

Gümüşten tellerini gökten usandırdılar
Sarhoş barıdır artık çektiği halay
Ağlar cemresine ölüm karışan bahar
Göç yolunda haramiyi unutan
Bir turnayı vurdular

Bölündü sadakatin o en beyaz uçuşu
Vurulan soylu kuşun eşi geride kalan
Ömrün son çizgisinde dönmeye başlar intihar
Yüreğinde karanfiller taşıyan
Bir turnayı vurdular 

İmdat Avşar- Eğitimci, Yazar.

İmdat Avşar, 05/05/1967 yılında Kırşehir’e bağlı Kaman’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kaman’da tamamladı. 1989 yılında Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Yüksekokulundan mezun olarak öğretmenliğe başladı. Malatya ve Erzurum illerinde bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra 1993-1997 yılları arasında tekrar tahsil hayatına döndü. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yöneticiliği ve Deneticiliği anabilim dalından mezun olduktan sonra 1999 yılında Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yüksek Lisansını tamamladı ve aynı yıl Iğdır iline maarif müfettişi olarak atandı. 2000 Yılında Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktora öğrenimine başladı ancak değişik sebeplerle doktora öğrenimine devam edemedi. 2014 yılından bu yana Kırşehir’de maarif müfettişi olarak görev yapmaktadır.



Teşrin-i Sani


Kırşehir-Kaman Yukarıçiftlik Köyünde Ceviz Bahçesi

Mevsim hazandır, aylardan teşrin-i sani;
Hava kapalı ama, beklenen yağmur hani?
Sokaklar soğuk, sırtını dönmüş güneşe;
Ağaçların dalları yaprak ağlıyor sanki.

Bir günün yorgunluğuydu, akşama kalan.
Ayrılıktır, hicrandır benim içimi yakan.
Beni uyandıran neydi, sabah uykusundan?
Ayrılıktır, hüzündür, çünkü mevsim hazan. 

Recep Altun, 11 Kasım 2024 Sincan/Ankara
NOT: Teşrin-i Sani: Kasım Ayı 

Beklenen Kar


Durakta otobüs bekler gibi, 
Kar bekledik mevsiminden. 
Sabrımızı sınıyor herhalde; 
Kar yerine, bir tokat vurdu tersinden 
Yüzümüz kızardı mı, acıdı mı? 
Ne olduğunu bilmeden; 
Ancak ve ancak, 
Utanmalıyız halimizden…
                                         Recep Altun

Gelmeyin


henüz daha doğmamış çocuklara,
bir nasihatim var benim.
gelmeyin bu yalan dünyaya.
aldanmayın bu sahte oyun ve oynaşa.
zaman öyle çabuk geçiyor ki;
siz kendinizi yetiştiremeden, 
bir de bakmışsınız ki,
hayat sizi yetiştirmiş,
kaçınılmaz o son noktaya...

gelmeyin bu yalan ve fani dünyaya.
ne rüyalarında bir hakikat; 
ne de gerçekler var yaşamında.
gelmeyin bu yalan ve narsist dünyaya.
alet olmayın derim, kötülerin çarkına.

günümü gün ederim sanmayın,
hiçbir şey göründüğü gibi değil.
nasıl bir oyunun seni beklediğini,
bilmeden düşmeyin,
bu kahpe dünyanın tuzağına...

gelmeyin derim ben, bu yalan dünyaya,
bekleyin, sabredin biraz daha... 
belki de beklediğimiz o son yakındır;
siz hiç eziyet çekip, harcanmayın boşuna...

pişmanlıklar ve acılardan ibaret olan, 
gelmeyin, yalan ve haset dünyaya.
gelmeyin, kötülüklerine çark olmaya. 
gelmeyin, gelmeyin derim, pişman olmaya...

Recep Altun, 28 Kasım 2023

Ülke Elden Gidiyor...


Ey kafasını kuma gömen,
Sağır mısın, kör müsün?  
Çanlar senin için çalıyor;
Hala duymuyor musun?          
           
Kaldır kafanı kumdan
Etrafına şöyle bir bak; 
Ne oluyor, ne bitiyor?
Ülke elden gidiyor...

Daha neyi bekliyorsun?
Açlıktan ölmeni mi?
Niçin hala susuyorsun?
Çektiklerin yetmedi mi?

Sana gelmez kara para,
Helal para, ak akçedir... 
Ak akçe kara gün içinse;
Para, kirli işlerde karadır... 

             Recep Altun.  Ankara, 19 Kasım 2023

Bir Aşk Daha...


                                                                 -Mazide Kalan Aşklara İthafen-

gerçekten güzel miydi o günler?

yoksa mazide kaldıkları için miydi?

geçmişi harcayan neydi sahi?

birbirine değmeyen ellerimiz miydi?


denemek istemiştim aşk nedir diye,

aşk, korkak yüreklerin işi değilmiş!

nereden bilebilirdim, böyle olacağını,

bilseydim merak eder miydim hiç;

aşkın  bana göre olmayacağını...


Pahalıya mal olmadan öğrendim şükür.

ama yaralı ve kırık bir kalp kaldı geride.

unutur sanmıştım, ama unutmadı, feride.

bir aşk daha boynu bükük kaldı  şiirlerde...

                                                             Recep Altun,Ankara,12.11.2023

Haydi Abbas

"Haydi Abbas" şiirinin bir hikayesi var; burada paylaşıp değerli vaktinizi almak istemiyorum. Merak edenler, internetten ulaşabilir.

Ayşe Ekiz'in yorumunu beğeneceğinizi umarım. 


Haydi Abbas, vakit tamam; 
Akşam diyordun işte oldu akşam. 
Kur bakalım çilingir soframızı; 
Dinsin artık bu kalb ağrısı. 
Şu ağacın gölgesinde olsun; 
Tam kenarında havuzun. 
Aya haber sal çıksın bu gece; 
Görünsün şöyle gönlümce. 
Bas kırbacı sihirli seccadeye, 
Göster hükmettiğini mesafeye 
Ve zamana. 
Katıp tozu dumana, 
Var git, 
Böyle ferman etti Cahit, 
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan; 
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. 

CAHİT SITKI TARANCI

Dost Düşman


memleketim dingonun ahırına döndü   
ne giren belli, ne çıkan belli
yüzlerce ülkeden insanlar üşüşüp geldi
ne dost belli, ne düşman belli

gördüğüm her beş kişiden biri yabancı gelir
bu da Türk'üm diyenin bağrını delir
iktidar parayla vatandaşlık verir
ne kar belli, ne zarar belli

uyan ey Türk oğlu Türk uyan, yattığın yeter!
gelecek günlerin cehennemden de beter!
bir zalim, halkın sırtına yükledi semer
ne kilo belli, ne ton belli

felakete uğradı yurdumun dört bir yanı
boşa gitti yüz binlerce şehit Mehmed'imin kanı
haraç mezat satarak işgal ettirdiler vatanı 
ne sınır belli, ne ülke belli

Gazanfer'im söylesem bir dert, söylemesem iki
şucu bucu diyerek düşman ettiler birbirimize bizi
on yıllarca silinmez bu ihanetin izi
ne Türk belli, ne gavur belli
ne Türk belli, ne Arap belli.

Gazanfer İsminde Bir Vatandaşımız.

Şiiri, Şairin Yorumuyla Dinleyiniz.

Kader Diye Diye

Gece nelere gebedir, sen nereden bileceksin? 
Gördüğün her rüya ile uykunu böleceksin. 
Sabahlar olur mu diye, fecri beklerken; 
Gecenin karanlığında ölümü göreceksin. 

Yalancı sabahın ışıkları ufka doğmadan, 
Neydi bu, şehirleri uykudan uyandıran ? 
Yine o bildik felaket, binaları salladı, 
Yeryüzünde taş üstünde taş bırakmadı. 

Bu ne kaderdir, ne yazgı, ne de kader planı. 
Sen sağlam yap yapını, bak yıkıyor mu binanı? 
Her deprem afetinden almadıkça biz dersimizi, 
Kader diye diye, biz daha çok döveriz dizimizi. 

Yaz Blogcu, Ankara, 25.02.2023

Kızdırma Bulutları

yağmuru tutamazsın ellerinle, 
götürmez o seni dilediğin yere, 
yağmur iner gider yoluna,  
sonra bulutlar kızar sana.  

kızdırırsan bulutları,  
selinde boğulursun yağmurun. 
o zaman ne bereketi,  
ne de rahmeti kalır yağmurun. 

gel, şu bulutları kızdırmayalım. 
henüz o öfkelenmemişken, 
varsın gönlünce yağsın yağmur; 
belki bize de bir faydası olur.

10 Aralık 2022
Recep Altun

Güzel Annem


Bizleri karınlarında taşıyan annelerimize duyduğumuz saygının tüm kadınlara yansıması dileğimle birlikte; annelerimizin Anneler Günü'nü kutlar, ellerinden öperim.

Bir vesikalık resmi var 
Bir güzel, bir tatlı ki; 
Bakışları biraz sitemkar 
Masum melekler gibi.

Baktıkça resmine 
Bir kor düşer yüreğime 
Yokluğunun acısı 
Çivilidir gönlüme. 

Var mıydı, Yok muydu? 
Gerçek ile yalan arası 
Bir gidiyor, bir geliyor; 
Geçmiş günlerin anısı.
 
Herkesin annesi güzel! 
Bütün anneler güzel! 
Senin annen sana; 
Benim annem bana güzel!
 
Öyle özledim ki annemi 
Ah, bir geçirsem elime 
Doya doya koklayarak 
Öpmek istiyorum ellerini. 

27.02.2009 Cuma

Öğretmenler Günü


Tüm öğretmenlerimizin, Öğretmenler Günü'nü Kutlarım. 

"Tüm Öğretmenlerimize İthaf Olunur."

ÖĞRETMENİM
 
Ne horozlu şekerim 
Ne de paslı çemberim 
Defterim, kalemim 
O benim öğretmenim 

Alfabemde hece hece 
Rüyalarımda her gece
Her gün bizlere imece 
Sever bizi öğretmence 

Çarpan yüreklerimize 
Kanayan dizlerimize 
Dönmeyen dillerimize 
Sevgi katar sevgimize
 
Onun adı öğretmendir 
Her derdimize çaredir 
O kanatlı bir melektir 
Yeri gelir, bir annedir  

Ona, Allah sabır vermiş 
Gönlüne merhamet vermiş 
Çocukları sevsin diye 
Kocaman bir yürek vermiş. 

Recep Altun