Bu ülkede sorun artık geçim değil, yaşama tutunma meselesidir. Asgari ücret açlık sınırının altındaysa, bu bir ekonomik arıza değil; siyasi ve ahlaki bir tercihtir. Çalışan açtır. İşsiz umutsuzdur. Borçlu çaresizdir. Gelir, toplumun küçük bir azınlığında toplanırken milyonlar yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanıyorsa; ortada ne piyasa hatası vardır ne de kader. Ortada adaletsiz bir düzen vardır. 

Yoksulluk barınmayı, barınma onuru; onur güveni yok eder. Güven gitti mi, geriye sadece korku ve öfke kalır. Unutulmasın: Devletin dini adalettir. Adalet yoksa devlet vardır ama meşruiyet yoktur. Yeni yıl; makyajlanmış rakamların, sabır telkinlerinin, boş vaatlerin yılı olmasın. Yeni yıl; insanın aç kalmadığı, çalışanın ezilmediği, emeğin değersizleştirilmediği bir ülkenin başlangıcı olsun. Aksi halde takvim değişir, ama çöküş devam eder.