23 Nisan Kutlu Olsun

Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. 
Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, 
milli bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. 
Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi 
ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz 
yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 
23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.

Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.

Ne Talihsiz Bir Milletiz

Günlerdir Ermeni tehciri ile ilgili bir yazı yazmak istedim. İnternet üzerinden güvenilir sayfalardaki kaynakları ve yazıları inceledim. Bu konuda yeteri kadar doğru bilgi sahibi olduğuma inanıyorum. Ama neye yarar!.. Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti hükumetleri gibi, bu ülkenin vatandaşları olarak bizlerde geç kaldık, atı alan Üsküdar'ı geçmiş!.. Ermeni Diasporası, bütün dünyada neredeyse kapı kapı dolaşıp “Türkler bize soykırım uyguladı” yalanını yayarken, Türkiye Cumhuriyeti hükumetleri, arşiv belgelerini kilitleyip, “yalan söylüyorlar” deme dışında kendi gerçeğini anlatmakta fazla bir çaba göstermemiştir. Dolayısıyla haklılığımız konusunu ne kendi vatandaşlarına anlatabilmiş, ne de dünyaya duyurabilmiştir. Ben de konu ile ilgili bilinen detayları burada tekrarlayarak sizleri sıkmaktan kaçındım.

Tehcir esnasında meydana gelen kayıplardan Osmanlı Devleti’ni sorumlu tutmak, hakkaniyetle bağdaşmaz. Bir kere Devletin katliam kastı yoktu. Hasbelkader böyle bir kastı olsaydı, tehcirle uğraşarak vakit kaybetmez ve hepsini yerinde infaz ederdi.

Devlet, Ermenilerin sevki sırasında görevini ihmal eden ya da kötüye kullanan mülki amirleri, memurları ve subayları anında ya görevden aldı veya Divan-ı Harb-i Örfilerde (savaş mahkemeleri) yargılayıp cezalandırdı. Yani Osmanlı hükümetleri bu olayla hesaplaşıp bedelini ödedi. Tarihi ve hukuki olarak bu defter de kapanmış oldu.

Ermeni Diasporasının yalanlarına işlerine de geldiği için uyup soykırımı kararı alanlara ve ilan edenlere sesleniyorum: Bu millet tebasına soykırım uygulasaydı, bugün yeryüzünde ne Ermeni kalırdı, ne Sırp kalırdı, ne Rum, ne de Bulgar kalırdı.

Ne talihsiz bir milletiz ki, dostumuz da düşmanımız da bizi hep arkamızdan vurmuştur. Buna rağmen yine de ayakta kalmasını becerebilmiş bu milletin, istiklalini hak ettiğini, Mehmet Akif’in “Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal” dizesiyle duyurmakla birlikte Hakk'a tapan bir milletin soykırım yapamayacağını da tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Recep Altun

Güldür Bu Gül

Kendi Bahçemizin Gülüdür.

uğruna ne güller kırıldı bu topraklar üzerinde
güneşlerin toprağa düştüğü güldür bu gül
her bahar  şehitler uyanır kırmızı renginde
nice şehitlerin rengini verdiği güldür bu gül

güneşim, yağmurum yok diye düşmez tasaya
güneşlerimizin kanlarıyla  sulandığı  güldür bu gül
ne koklamaya kıyarız,  ne de koparmaya
topraklardan şehit selamı veren güldür bu gül

bülbül neden asılır sana,  şimdi anladım
ne yalan söyleyim, seni bülbülden kıskandım
bülbül değil,  aslında ben sana yandım
beni vatan toprağına aşık eden  güldür bu gül

recep altun, 03 nisan 2015

Terörü Lanetliyoruz

Merhabalar.

Gün geçmiyor ki, üzücü yeni bir haber duymayalım. İstanbul Çağlayan Adliyesinde görevli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın DHKP-C'li teröristler tarafından öldürülmesinin savunulur bir yanı var mı Allah aşkına?.. Her insanın bir ölüm borcu vardır, ama bu savcı ölüm borcunu böyle mi ödemeliydi?.. Yazık değil mi?.. Bir başkasının vebali,  nasıl böyle masum insanlara yüklenip, canına kıyılabiliyor?..

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Ama güzelim ülkemizde hukuku bitirdiler. Suçlular cezasız kalırsa ve de herkes adaletin tecelli etmesi için hakkını kendisi aramak zorunda bırakılırsa, bu ülkede istikrar, barış ve huzur kalır mı?.. 

Bu tür illegal olaylar ve onların doğurduğu haksızlıklar  karşısında sessiz kalamıyorum. "Bana değmeyen yılan bin yaşasın" diyemiyorum. Ülkemizde adaleti bitiren ve bu tür olayların vuku bulmasına zemin hazırlayan yetkililere sesleniyorum.  Güzelim ülkemizde adaletin en kısa zamanda tesis edilmesi ve suçluların cezalandırılarak, mağdur insanların vicdanlarının rahatlatılmasını istiyorum.

DHKP-C,  ya da adı her ne olursa olsun yasa dışı illegal tüm örgütleri ve onların haksız ve illegal terör eylemlerini şiddetle ve esefle kınıyorum. 

Görevi başında şehit edilen masum savcı Mehmet Selim Kiraz'a Cenab-ı Hakk'tan rahmetiyle, merhametiyle muamele eylemesini, aile efradının acılarını hafifletmesini ve onlara sabr-ı cemil ihsan eylemesini niyaz ediyorum. 

İnşAllah,  bu son olur ve bundan böyle ülkemiz böyle bir acı daha yaşamaz!..

Selam ve dualarımla.