Nitelikli Çocuklar

Hacettepe üç değil nitelikli çocuk dedi

Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı kapsamlı araştırmaya göre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusu tehdit altında bulunuyor. Kitap haline getirilen araştırmada Başbakan Tayyip Erdoğan'ın “Üç çocuk yapın” tavsiyesine atıf yapılarak, “Nicelik değil nitelik planlanmalı” görüşü savunuluyor.

Sonuçlar, Türkiye'de demografik yapının önemli bir değişme süreci içinde bulunduğunu ortaya koydu. Bu yapı değişikliği ya da demografik geçişin Türkiye için sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmelere yer veriliyor:

Karamsar tablo

- Türkiye'nin nüfus büyüklüğü, içinde bulunduğumuz yüzyılın ortalarında yüz milyonun altında kalarak durağanlaşacak.
- Yetişkin nüfusun (15-64 yaşındaki nüfus) toplam nüfus içindeki payı, yüzyıl ortalarına kadar artmaya devam edecek. Bu gelişme Türkiye'nin giderek artan oranda bir ‘istihdam' sorunu ile karşılaşacağını gösteriyor.
- Yaşlı nüfusun (65 ve üstü yaşlardaki nüfus) toplam nüfus içindeki payı da artmaya devam edecek. Yaşlı nüfus hacminin artmasının temel nedeni doğurganlık hızındaki düşme.

Genç nüfus gerileyecek

Araştırmaya göre doğurganlık seviyesinin azalmasının bir sonucu olarak günümüzde yüzde 27 düzeyinde olan 15 yaşın altındaki nüfusun toplam nüfus içindeki payı hızla azalarak 2023 yılında yüzde 20-22 seviyesine gerileyecek. Kitapta, bu sürece ilişkin şu değerlendirmeler yer aldı:

“Bu süreç, Türkiye nüfusunun genç nüfus olma özelliğinin hızla ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Bu durum, Türkiye'de çocuk sayısı üzerinden yürütülmekte olan nüfus tartışmalarının, bundan sonraki süreçte nitelik yani çocuğun bugününe ve yarınına ilişkin olarak yapılacak eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, istihdam gibi yatırımların planlanması üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır.”

Yağlı gıdalar sperm düşmanı

ÇOK yağlı yiyeceklerle beslenmenin, spermlere zarar verebileceği belirlendi. Harvard Tıp Fakültesinden bilim adamlarının yaptığı araştırma, doymuş yağ ve tek doymamış yağ asidi oranı yüksek yiyeceklerle beslenen erkeklerin sperm sayısının azalabileceğini ortaya koydu.
Araştırma, özellikle omega 3 ve omega 6 gibi yağları içeren gıdalarla sağlıklı beslenen erkeklerin spermlerinin sağlıklı olduğunu gösterdi.
Sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünlerinde doymuş yağ oranının yüksek olduğunu, zeytinyağının tek doymamış yağ asidi içerdiğini belirten bilim adamları, beslenme alışkanlıklarında yapılacak bazı değişikliklerin genel sağlığın yanı sıra üreme sağlığına faydalı olabileceğini vurguladı.

Kaynak: 02 Kasım 2010 Hürriyet Gazetesi

Babalar ve Bilgisayarlar

Gazete küpürünü okumak için üzerine tıklayın!

Alıntı:02 Kasım 2010 Salı  Hürriyet Gazetesi Kelebek Ekinden

Orhan Kemal



Orhan Kemal´in 1968 yılında yazdığı ve 1969 yılında hem Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü hem de Sait Faik Hikaye Armağanı kazanan kitabı Önce Ekmek, bu büyük romancının öykücülükte de ne kadar büyük bir kalem olduğunu gösteriyor. Kent insanının yaşama ve şehre tutunma uğraşısını, kavgasını anlatan bu öyküler, tüm Orhan Kemal yapıtlarında olduğu gibi, okurun insana dair inancını besliyor, güçlendiriyor ve direnme gücünü artırıyor.

Orhan Kemal´in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar, okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.

Öykülemenin önemli bir öğesi olan aşağıdaki konuşturma anlatısını sizlerle paylaşmak istedim. Okuma zahmetine katlanan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

"Birden, eli değnekli bir sokak çocuğu ezmemek için şaşılacak bir manevra yaptığı halde yalın ayaklı oğlan, elindeki değnekle arka çamurluğa vurmuştu. Aklı gitti. Bu şehirde belediyenin olup olmadığını unutarak, kuvvetli bir frenle zınk, durdu. İndi. Çocuğa hınçla baktı. O da kendisi kadardı. Bacağında yamalı kaba uzun pantolon, ayakları yalın, kirli, tırnakları kara kara, uzun uzun.

-Ezmedim diye mi vurdun bisikletime?
-Ezemedin ki!
-Manevra yapmasaydım görürdün.
Sokak çocuğu:
“Boş ver” dedi.
-Bana bak!
Sokuldu:
-Bakıyorum.
-Fena yaparım ama sonra!
Az daha sokuldu:
-Ne yaparsın?
-Ne mi yaparım?
-Ne yaparsın lan, yap da görelim!
Bisikletin tekerleğine bir tekme!
Bisikleti için durum ciddiydi. Bisikletini kaldırıma dayayıp yalınayaklı çocuğun yanına geldi. Beyaz kepini sinirli sinirli düzelttikten sonra;
-Benim kim olduğumu biliyor musun?
“Kim olursan ol” dedi öteki.
-Kim olduğumu bilsen böyle konuşmazdın!
-Sen de benim kim olduğum bilsen böyle konuşmazdın!
-Senin kim olduğun hiç önemli değil!
-Asıl senin kim olduğun önemli değil!
-Beş’i beş iyiyle bitirdim ben!
-Ben de on’u bitirdim!
-Sen de benim kadarsın, nasıl bitirebilirsin on’u?
-İnanma oğlum, bitirdim işte.
-Benim bey babamı tanıyor musun, bey babamı?
-Vızgelir!
-Beybabamı tanısan böyle konuşmazdın!
-Vızgelir tırıs gider lan!
-Benim bey babam bu ilin en büyük avukatı!
-Benim bey babam da dünyanın en büyük avukatı!
-Benim bey babama belediye reisi bile vız gelir! Türkçeci notumu kırmasaydı okulu birincilikle bitirecektim. Hem biz bu yaz İstanbul’a gideceğiz. Orada Galata kulesi var biliyor musun? Haminnem orda, halam orda, eniştem…
-Hadi lan hadi, fiyaka sökmez bize. Ben bizim mahalledeki İdris’i bile tuşa getirdim!
-Ben İdris değilim ama?
-İdris senin gibi üç tanesini kabak gibi vurur yere!
-Evet vurur. Ben vitamin hapları alıyorum… Ne haber? Sonra annem ekmeğime tereyağ sürüyor, reçel sürüyor, rafadan yumurta yiyorum. Küçük halam diyor ki…
Bisikletliyi elinin tersiyle itti:
-Senin küçük halan da vız gelir!
-Ne demek istiyorsun?
-Hayır , sen ne demek istediğini söyle!
-Sen söyle asıl!
-Sen……
- ……
- …………"
(Orhan Kemal, Önce Ekmek, İstanbul 1968)