14 Nisan 2011 Perşembe

Almanya Acı Vatan


1969-1970 öğretim yılında ortaokul 3. sınıfı okuyordum. Sene sonunda mezun olamadım ve  1970 ve 1971 yıllarında bir marangoz atölyesinde çalıştım. Babam o sıralarda Almanya’da işçi olarak çalışıyordu. Babama bir mektup yazdım ve beni Almanya’ya götürmesini istedim. Bizleri Almanya’ya götürmemekte direnen babam, yazdığım mektuptan ikna olmuş olacak ki, beni Almanya’ya işçi olarak götürmek üzere istek talebinde bulunmuş ve 1971 yılının temmuz ayında izne geldiğinde de Almanya’ya işçi olarak gidebilmem için Türkiye’de yapılması gereken tüm işlemlerimizi  27 Ağustos 1971 Cuma günü tamamlamıştık.

Babam yıllık izninin bitiminde  tekrar uçakla Almanya’ya döndü. Ben de  4 Eylül 1971 Cumartesi günü  İstanbul Sirkeci tren garından bindiğim bir kara trenle Almanya acı vatan serüvenimi başlatmış oldum. O günkü tren yolculuğumuzun sonunda Edirne Uzunköprü hudut kapısından Yunanistan’a giriş yaparak Türkiye topraklarını geride bıraktık.  Sırasıyla Bulgaristan, Yugoslavya ve Avusturya ülkelerinden de geçtikten sonra  nihayet Almanya topraklarına girdik. 3 gün süren yorucu bir tren yolculuğundan sonra  6 Eylül 1971 pazartesi günü akşamın karanlığında Almanya’nın Aşağı Saksonya Niedersachsen eyaletinin Verden ilçesine bağlı Achim nahiyesinin tren istasyonuna geldik. O gün beni tren istasyonundan babam, Çağırkan'lı arkadaşı Süleyman ile birlikte karşılayarak aldılar.

Tren istasyonu ile babamın ikamet ettiği lojmanın arası yakın olduğu için birlikte yürüyerek babamın kaldığı lojmana geldik. Kahvaltı türü hazırlanan bir akşam yemeğinden ve yolculuk sohbetinden sonra lojmanda misafir işçi olarak ikamet edenlerin müştereken kullandıkları mutfak, banyo ve tuvaletlerin yerlerini öğrendim. Babamla birlikte kalacağımız lojman odasındaki  altlı üstlü ranzanın alt katında yattım. Ertesi gün uyandığım da babam işine gitmişti. Ben o gün dinlendim ve biraz da fazla açılmadan etrafımı araştırıp inceledim.  Ertesi günü de babamın çalışmış olduğu J.C.Runken &. CO. ticari unvanlı kadın ve çocuk giysisi üreten tekstil fabrikasında işe başlayacaktım.

Runken Firmasının Müştemilatları ile Birlikte Kuş Bakışı Görünümü.


08 Eylül 1971 çarşamba sabahı saat 06:00’da uyandık sabah kahvaltısını yaptıktan sonra babamla birlikte yaya olarak fabrikanın yolunu tuttuk. Lojman binasının ön tarafı yüksekçe süs bitkisiyle çevriliydi. İki kişinin  yan yana yürüyebileceği dar bir patika yoldan aşağıya doğru indik ve bir kilise binasıyla karşılaştık. Kilisenin içinden geçen yoldan ilerleyerek nihayet araç trafiği olan bir anayolun kaldırımından yokuş aşağı yürümeye devam ettik. Fabrikanın giriş kapısına geldik ve yayalar için ayrılmış bölümden içeri girdik.

Firmanın Ana Giriş Kapısı ve İdare Binasının Görünümü.
Henüz 16 yaşında işçi vasıflı seyahat pasaportuna sahip bir Türk vatandaşı olarak Almanya topraklarında olmaktan dolayı kendimle gurur duyuyordum. O gün fabrikada çalışacağım bölümü gezdim ve ilk iş olarak her işi bitmiş giysilerin tozlanmaması için torba halindeki ince ve şeffaf bir naylon ile kaplanan basit bir makinede çalışmaya başladım. Daha sonra buharlı ütüde, ve kumaş kesiminde çalıştım. En son yılımı ise depocu olarak mal sevkıyat bölümünde çalışmıştım.

Firmanın Müştemilatlarından Bir Görünüm.


O yaşta ilk defa televizyonu Almanya’da görmüştüm. Babamla birlikte bir mağazaya giderek siyah-beyaz bir televizyon satın aldık. O zamanlar televizyonda  “Kaçak” ve “Dallas” dizileri vardı. Akşamları ve hafta sonları televizyon izliyorduk. Bu ara ben de Almanca lisanını kendimi çok iyi ifade edebilecek bir şekilde kendi gayretimle ilerletmiştim.

Dikiş Atölyesinden Bir Görünüm.
Babamla birlikte her yıl Türkiye’ye izne gitmiştik. 1973 yılında (B) sınıfı sürücü belgesi aldım. Daha sonra ikinci el bir araba satın aldık. Bu arabayla 1973 yılında hem ziyaret , hem de gezi amaçlı Hollanda’ya gidip gelmiştik. 1974 yılında da bir kez arabayla Türkiye’ye izne gidip gelmiştik. Yine 1974 yılında gemi ile Baltık denizi üzerinden hem ticaret, hem de gezi amaçlı Londra’ya gidip gelmiştik.

Dikiş Atölyesinden Değişik Bir Görünüm

Silah altına alınacağım için 07.06.1975 tarihinde Türkiye’ye kesin dönüş yapmak zorunda bırakıldım. 03.07.1975 tarihinde silah altına alındım ve 03.03.1977 tarihinde terhis oldum.  Terhisimden sonra  tekrar Almanya’ya işçi olarak gitmek için herhangi bir girişimde bulunmadım. 1978 yılında tekrar Almanya’ya eski işime dönmek için yaptığım başvurum;   terhisimden sonra 3 aydan fazla bir zaman geçmiş olması nedeniyle Almanya Konsolosluğunca reddedilmişti.

Firmanın Misafir İşçileri İçin Yapılmış Lojman Binası.
Hislerime ve duygularıma yer vermeden sadece kronolojik olarak değindiğim Almanya acı vatan serüvenim de böylece noktalanmış oldu. Şu anda bir fırsatını bulsam, bırakın ziyaret etmeyi, sürekli orada kalacak şekilde yerleşmeyi bile düşünüyorum.

YazBlogcu