31 Ekim 2015 Cumartesi

Hayır Diyen Kimdi?


Katakulliye gelme ey halkım
algı oyununun elinde heder olma ey halkım
hakikatın eğilip bükülmesine rıza gösterme ey halkım...
Hayır diyen Bahçeli değil, Davutoğlu idi.
Üstelik nikah masasında "Evet" dediği halde...
Yani "Evet" deme tecrübesi olduğu halde...

Kaynak: Hürriyet Gazetesi

28 Ekim 2015 Çarşamba

Cumhuriyetimiz Sonsuz Olsun

Merhabalar.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, kahraman Türk milletinin gayret ve fedakarlığıyla, bağımsızlık mücadelesi sonucunda elde edilen ve eşsiz bir zaferle kurulan Cumhuriyetimizin 92. yıldönümü münasebetiyle, tüm milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyorum.

Selam ve dualarımla.

23 Ekim 2015 Cuma

Vay Bu İnsanlığın Haline!


Merhabalar.

Her geçen gün insan, daha değerli bir varlık olacağı yerde, değer yitirmeye devam ediyor. En son güven denen değerimizi de yitirdik. Aile içindeki bireylerin bile birbirlerine güveni kalmamış; nefis ve onun kamçısı olan hırs, insanlığı tahakkümü altına almış, birbirleri ile maddi alanda ve şeytani yollarda yarışır ve savaşır hale getirmiştir.

Cenab-ı Hakk tarafından özümüze yerleştirilen sevgi ve onun insanlar arasındaki bağını oluşturan saygı kaybolmaya yüz tutmuştur. Bu bağlamda biz, insanlar arasında güzel ve sağlıklı ilişkiyi nasıl sürdüreceğiz?

İnsanları birbirleri ile kucaklaştıran ve yakınlaştıran din de değer kaybına ve erozyona uğramaktadır. Eğer din de elden giderse, "vay bu insanlığın haline!" demekten başka bir şey gelmiyor elimden...

Selam ve dualarımla birlikte Rahman ve Rahim olan Allah'a emanet olun.

17 Ekim 2015 Cumartesi

Kaş Yapayım Derken Göz Çıkarmadan

Bunalımdaki İnsan
Bunalım geçirmekte olan bir insanın üstüne üstüne gitmek, tahrik etmek, dalga geçmek, bir bombanın pimini çekmek gibidir. Aslında ne problemi yaşayan kişi ne yapacağını bilmektedir, ne de etrafındakiler öyle bir şey yapacağına inanmaktadırlar. Blöf yaptığını zannederek daha da üzerine gidildiği olur.

Sakın ha sakın, karşıdaki kişinin akl-ı selimi kaybetmemesi gerekir ki, korkulan olmasın... Ölmeyi veya öldürmeyi aklına koymuş, düşünce yapısı bozulmuş bir kişiye güya mani olmak maksadıyla, "Hadi yap da görelim, nerede sende o yürek! Ben bu sözleri çok duydum, ezberledim artık!" gibi sözlerle hitap etmek, cinneti elim bir faciaya dönüştürür, hem de sayılamayacak kadar az saniyeler içinde akıl almaz hadiseler cereyan eder. Yapan da şaşırır, yaptıran da, bakan da...

Recep Altun

16 Ekim 2015 Cuma

Kaht-ı Rical

Sinop'lu Diyojen
Filozof Diyojen'in "gerçek adam"ı aramak için gündüz fener yaktığını herkes bilir. Fenerle ne aradığını soranlara, onların dikkatini çekmiş olmanın hazzıyla, "Adam arıyorum, adam!" dermiş. Yani demek ister ki, sureta adam/şeklen insan çok, fakat sireta adam/ahlaki ve manevi açıdan gerçek insan yok...

II. Abdülhamid'in kızı, babasının hatıratını ihtiva eden kitabında babasının, " Bu milletin uğradığı en büyük sıkıntı Kaht-ı rical meselesidir." dediğini nakleder. Ki, o koca sultan, sadrazam tayin etmek istemiş, fakat devlet adamı sıfatını taşıyan bir kimseyi bulamamanın sıkıntısı ile "Ah kaht-ı rical!" diye inlemiş.

Bu deyim Osmanlı'dan bize miras ve birçok sorunun kaynağını iki kelimeyle ifade edebilme yönüyle muhteşem bir kavramdır. Adam gibi görünen, ama adam olmayanların elinde kalan bir imparatorluğun neden yıkıldığı da bu iki kelimede gizlidir.

Kaht-ı rical, yani "Muteber adam kıtlığı"

Araştırma: Recep Altun

15 Ekim 2015 Perşembe

Ağnadın mı?

Süleyman Demirel
Demirel'e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş...

Demirel de soruyu yönelten kişiye:
- "Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun" demiş. Demirel'in anlattığı fıkra şu:

Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş.Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var.... Karakuşi Kadı, fırıncıya:

- 'Ben bunu aldım' demiş.'  Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin asil sahibi gelmiş:

- 'Hani bizim ördek?' Fırıncı boynunu büküp:

- 'Uçtu' deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış... Gayrimüslim de peşinde kovalıyor...

Bir duvardan atlarken, bilmeden duvarın öteki tarafındaki hamile bir kadının üstüne düşmüş. Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş. Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış... Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı'nın karşısına çıkarmışlar. Kadı sırayla sormuş...

Ördeğin sahibi,
- 'Bu adam ördeğimi hiç etti' diye şikayet etmiş.

Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş:
- 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?'

Fırıncı
- 'Uçtu' demiş.

Kadı, kara kaplı defterini açmış:

- 'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil' diyerek, fırıncının ördek işinden beraatına karar vermiş. Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş. Onun şikayetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş:

- 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...

Davacı:
- 'Benim tek gözüm çıktı. Şimdi ne olacak?' diye sorunca Karakuşi Kadı

- 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız. Tabii gayrimüslim şikayetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

Çocuğunu düşüren kadının kocasına da Karakuşi Kadı:

- 'Tamam' demiş, 'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.' Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi'ye:

- 'Senin şikáyetin nedir bre?' Yahudi bir süre düşündükten sonra ellerini açmış,

- 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa Sen, e mi !'

Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse:

- Ananı "öpen" kadı ise, kimi kime şikayet edeceksin?.. Bugün ülkedeki durum bu! Agnadın mı?

14 Ekim 2015 Çarşamba

Artık


Halife olarak yaratıldık
Üflenen ruhtan can aldık
Meleklere bile ayan olmuş
Yeryüzünü kana buladık.

Bozguncu ve kan döken
Bir mahluk olarak tanındık
Sürüldüğümüz günden beri
Yeryüzünde hep kan akıttık.

Sonu yok bu vahşetin
Kıyamete dek sürecek
Kim bilir daha ne canlar
Bu oyuna kurban gidecek.

Terazisi yok bu dünyanın
Alma mazlumun ahın
Hesabını vermek zordur
Mahşere kalan günahın.

Allah’tan kork;
Kuldan utan artık,
Bu millet uyandı
Sana zırnık yok artık!..

Recep Altun