Güz Mevsimi

Fotoğraf  Karesi, Kaman İlçesi Cuma Mah. Mezarlığındaki Bir Akasya Ağacına Aittir.

Merhabalar.
Şu anda içimden geldiği gibi yazıyorum. Hazırlıksız ve hiçbir ön çalışma yapmadan. Hani doğaçlama denilen bir kavram var ya, işte öyle bir halet-i ruhiye içinde yazmaya çalışıyorum. En çok sevdiğim güz mevsimi geldi. Doya doya güz mevsimini yaşamakla birlikte duygularımı ve kalemimi harekete geçirecek ilhamlar bekliyorum. Bu nedenle henüz Ankara'ya dönmedim. İnsanı rahatsız etmeyen, yazdan kalma sıcaklığıyla her zaman bize cömert davranan güneşle aynı yörüngede sohbet ediyorum. Geceleri de bazen bulutların arasında adeta bizlerle körebe oynayan, bazen de dalgasız sakin bir denizin sığ sularına aksı düşmüş ay ile de çok güzel sohbetlerim oluyor. Bizim buralarda güz mevsiminin ilk habercilerin, yaprakları sararak dökülmeye başlayan akasya ve ceviz ağaçlarının olduğunu söyleyebilirim.   

Bir dönemin sonuna gelmekle birlikte hepimizin sırası geldiğinde o tatsız anı insanlara hatırlatan sarı ya da turuncu renkli kuru yaprakların bizlere anlatacağı çok şeyleri olmalı. Bir zamanlar gözle bile görülemeyen çok küçük birer organizma iken, büyüyen ve gelişen ağaç dallarındaki tomurcuklardan fışkıran yeşil yaprakların ömürlerini tamamladıktan sonra, hazan olarak da bildiğimiz o hüznü çağrıştıran nice hikayelere ilham olan yaprak dökümünden etkilenmeyenimiz yoktur.  

Yaşanmış ömrün içinde kim bilir, bu kaçıncı hazandır bizleri hüzne boğan. Yaşadığımız acılara göre kimilerimizin sabırla, kimilerimizin sabırsızlıkla beklediği, o terk-i diyar edecek anımızı çağrıştıran ve bize hatırlatan bu güzel güz mevsimi; tüm acılarımızdan uzak, yeniden dirilişin ve yeni bir güne doğuşun müjdecisi olarak kabul ettiği ve hepimizin umutla karşıladığı bir güz mevsimi olsun.

14 yorum:

  1. pekiii olsuun ve en güzel mevsimin tadını çıkarıın :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Deeptone, Hoş Geldiniz.
      Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Her ne kadar gerçekten mevsim çok güzel olsa da, bu güzelliği bizlere yaşatmamak için elinden geleni ardına koymayan herkesin ve her kesimin sonu, kurumuş ve gazel olmuş yapraklara dönsün.
      Selam ve muhabbetle.

      Sil
  2. Recep bey cevizleri topladınız mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Gazete06, Hoş Geldiniz.
      Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

      Maalesef benim cevizini toplayacağım ne ceviz bahçem var, ne de ikamet ettiğim babamın bahçesinde öyle bahse değer ceviz ağacı var. Ancak, eş dost ve akrabalarımızın var olan cevizlerini indirdik. Hatta Yelek köyünde tırmandığım bir ceviz ağacından kaydım ve düştüm. Bu düşme sonucu sadece sağ kolumun iç tarafında bir sıyrıkla kurtardım. Ceviz ağacından düşüp ölen, ayağını, kolunu, belini kıranlar da oluyor. Bu sene ilçemizde ölüm ve bel kırığı olmadı, ancak ayağını ve kolunu kıranlar çok.

      Toplanan cevizlere gelince. Bu sene hem rekolte, hem de toplanan cevizin kalitesi düşük. Cevizlerimizde kurt yoktu, ancak güneş yanığı ve içini dolduramamış cevizlerle çok karşılaştım. Tam üç bahçeye ceviz indirmeye gittim. 13 yıllık ve 20 dönüm alan üzerine dikili 220 ceviz ağacından 650 kg. ceviz indirdik. Bu sene cevizleri soğuk vurdu. Tüm bunlara rağmen, Kaman cevizinin aroması ve yağ oranı diğer memleket ve ülke cevizlerine göre çok farklıdır.
      Selam ve muhabbetle.

      Sil
  3. Bu sıralar hepimizde bir sonbahar hüznü. Yazarlar, sanatçılar, dahiler, çılgınlar, umutsuzlar, küskünlüğümüz, ilk kez aşık olan gencler... Bu sonbahar çarptı bizleri. Hersey onun yüzünden...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Bigudili Anne, Hoş Geldiniz.
      Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

      "Her şey onun yüzünden" derken, ben onu "Covid_19" olarak anladım, doğru mu? Şayet kastettiğiniz Covid_19 ise, evet o lanet virüs yüzünden her şeyimiz alt üst oldu.
      Selam ve muhabbetle.

      Sil
  4. Recep bey Ankara'ya geldiniz mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Ankarapostası, Hoş Geldiniz.
      Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
      Henüz Ankara'ya dönmedim. Nasip olursa, Kasım ayı içerisinde Ankara'ya dönmeyi planlıyorum.
      Selam ve muhabbetle.

      Sil
  5. Merhaba,
    Şair gibi başladığınız yazınızı düşünür gibi bitirdiniz. Tek kelimeyle maşallah.
    Böylesi güzel çalışmaların devamı dileğiyle selâm ve sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Sabahattin Hocam, Hoş Geldiniz.
      Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

      Yazımı beğenmenize çok sevindim. Temenniniz için ayrıca teşekkür eder; sağlıklı, huzurlu ve hayırlı günler dilerim. Selam ve muhabbetle.

      Sil
  6. Sonbahar en çok İç Anadolu' ya yakışıyor sanırım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Turgay Aksoy, Hoş Geldiniz.
      Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

      Olabilir. Yakıştırmanız için ayrıca teşekkür ederim.
      Selam ve muhabbetle.

      Sil
  7. Güz mevsimini sevmiyorum nedense hep kayıplar bu mevsimde oluyor sanki ama yapraklar renk renk, ton ton çok güzeller haklısınız...güzel bir yazıydı , okumaktan mutlu oldum, sağlıcakla kalın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Bücürükveben, Hoş Geldiniz.
      Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

      Evet haklısınız, yakınlarımızı genellikle hep bu mevsimde kaybediyoruz. Bir de kışın habercisi oluyor ya, bu da güz mevsiminin eksilerinden biri. Yazımı beğenmenize sevindim. Çok teşekkür ederim.

      Bu hafta sonu biz de memleketten tekrar Ankara'ya geçeceğiz. Kışı Ankara'da, baharı ve yazı memlekette geçiriyoruz.
      Selam ve saygılarımızla birlikte sağlıklı ve huzurlu günler dileriz.

      Sil

Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.