"...Taş kafasına öyle hızla ve sert bir şekilde indi ki bir an sanki kendi kafama inmiş gibi irkildim, acıdım hatta..."

(Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı, s.30)

Cümlede "taş" sözcüğünden sonra virgül konmalıydı; çünkü bu sözcük, kendisinden sonra gelen adla bir tamlama kurma eğiliminde. "Taş kafasına" tamlamasını düşündürmenin, başka yolu yok.

Cümledeki "acıdım" yükleminden önce "ona" tümlecinin kullanılmaması da tümleç eksikliğine bir örnektir. 

Cümlenin doğrusu şöyle olmalıydı: "Taş, kafasına öyle hızla ve sert bir şekilde indi ki bir an sanki kendi kafama inmiş gibi irkildim, ona acıdım hatta..."