atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2025


YURDUMUN TOPRAĞI TEMİZDİR

Kral Edvard İstanbul'a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayına yanaştı. Atatürk rıhtımda onu bekliyordu. Deniz dalgalıydı. Kralın bindiği motor inip çıkıyordu. İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada eli yere değerek tozlandı. O sırada Atatürk elini uzatmış bulunuyordu. Bunu gören Kral bir mendille elini silmek istediği zaman Atatürk: "Yurdumun toprağı temizdir, o elinizi kirletmez!" diyerek Kralı elinden tutup rıhtıma çıkardı.

Sevgili Atamızı saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz. 

Atatürk'ü Anma

Cumhuriyet'imizin Kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü Saygıyla, Sevgiyle, Minnetle ve Rahmetle Anıyoruz. 

Cumhuriyet

"Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."

Türk milletinin yapısına en uygun idare şekli olan cumhuriyet rejimine sahip çıkmak ve onu yaşatmak, hepimizin başlıca vatandaşlık görevidir.

Cumhuriyet'imizin 101. Yıldönümü Kutlu olsun!
Not: Bu Yazı Yorumlara Kapalıdır.

Atatürk Olmadan Asla!

Merhabalar.

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da oynanması planlanan Türkcell Süper Kupa Maçı iptal edildi. Organizasyona ev sahipliği yapan Suudi Arabistanlı yetkililer; TFF ile kulüplerin bu maç için özel hazırladığı Atatürk ve Cumhuriyet konseptli pankart, tişört, video ve 100. Yıl Marşı'na "siyasi" diyerek karşı çıktı. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, Suudiler ve iki kulübün başkanları Dursun Özbek ve Ali Koç ile görüşüp krizi çözmeye çalıştı. Suudiler kararlarında ısrar edince Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri "ATATÜRK OLMADAN ASLA!" diyerek maça çıkmama kararı aldı ve organizasyon iptal edildi.

Galatasaray ve Fenerbahçe kulübü yöneticilerini ve oyuncularını bu asil duruşlarından dolayı tebrik ederiz. Bu necip ve büyük Türk milleti sizin arkanızdadır ve size minnettardır. 
Karikatürist Hicabi Demir



Ey Türk Gençliği!


"...iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.  ..."
                                                                                                                                                                                                   Mustafa Kemal Atatürk


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’in kurtuluşunun 100’üncü yılı kutlamalarındaki konuşması nedeniyle kendisine açılan soruşturma hakkında: “Mustafa Kemal Atatürk ve Nutuk soruşturulma noktasına gelmiş vaziyette. Bu Cumhuriyet’in yüzüncü yılında asla kabul edilemez” demiştir. Tunç Soyer'i İzmir'in kurtuluşunda yaptığı konuşması nedeniyle destekliyoruz, hakkında açılan bu soruşturmayı da haksız ve mesnetsiz bulduğumuz için kınıyoruz.

Minnetle Anıyoruz

Vatanımızın Kurtarıcısı, Cumhuriyet'imizin Kurucusu, Bağımsızlığımızın Mimarı, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk;

Onun naçiz bedenidir bizden ayrılan, onun yaptıklarıdır bizimle beraber kalan. Aramızdan ayrılışının 85. yıl dönümü münasebetiyle sevgili Atamızı rahmetle, minnetle, saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad olsun. 

Kimin Cumhuriyeti?

GÖRÜNEN o ki, Cumhuriyetimizin 100. yılını en çok reklam ajansları kutluyor. Yüz yıl! Yüz yıl, dile kolay yüz yıl! Nasıl bir kabullenememişlik ki, Cumhuriyetimizin bir asrı geride bırakılmasını kutlamayı bile hazmedemiyorlar.

Bu, o yalın ayaklı çocukların Cumhuriyetidir.

Çok yaşa Cumhuriyet, ilelebet yaşa!

Y.B.

NOT: Bu paylaşım yorumlara kapalıdır. 

Atatürkiye


Merhabalar.

İktidar, "kimseyi enflasyona ezdirmeyiz" dese de yukarıdaki tabloda yer alan rakamlar, bu söylemin aksini göstermektedir. Yüksek enflasyon nedeniyle maaşların eridiği, yoksulluğun derinleştiği, kiralardaki fahiş artışlar yüzünden geçim sıkıntısına bir de barınma sorunu eklendiği ve yurttaşın faturalarını ödeyemez hale geldiği gerçeğini kimse görmezden gelmesin. 

Kriz ortamında fahiş zamlarla birlikte maaşların eridiğini, geliri giderine yetmeyen, kirasını faturasını ödeyemeyen vatandaşın evine ekmek götürmekte zorlandığı gerçeğini kimse görmezden gelemez. 

İşte iktidarın 2022 yılı karnesi böyle. 2023 yılının da 2022 yılından farklı bir yıl olmayacağı çok aşikardır. Yeni yıl için Türkiye'nin Atatürkiye olmasını diliyor ve yeni yılınızı kutluyorum.  

Selam ve saygılarımla.



Ne Acı!



BASINA VE KAMUOYUNA

"Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler mensuplar memleketi olamaz."

Mustafa Kemal Atatürk

İki gündür 6 yaşındaki bir bebeğin, öz babası tarafından gelinlik giydirilerek "evlendirilmesi" rezaleti ile çalkalanıyor ülkemiz. Bir babanın 6 yaşındaki kızını evlendirebilmesi, 29 yaşındaki bir "adam"ın o bebe ile evlenebilmesi, sahte kemik yaşı raporu ile gözünün önündeki 14 yaşındaki kızın 21 yaşında olduğunu karara bağlayan yargıçların olabilmesi, ne acı!

100. yaşını süren Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hali kabul edilebilir olmasa da şaşırtıcı değil elbette.  

İktidara gelişinden itibaren tarikat ve cemaatlere devlet olanaklarını sonuna kadar açan AKP yönetim anlayışının vahim sonuçlarını bu ve benzer örneklerle her gün yaşıyoruz. Bu anlayış gerçek İslam'la ilgisi olmayan uydurulmuş bir din dayatıyor topluma.

Önceki yıllarda kimi AKP Belediyelerinin "6 yaşındaki kız çocukları ile evlenilebilir" diyen kitaplar dağıttıklarını gördük. Kanal kanal dolaştırılan "Hocaefendi" lakaplı tarikatçıların, Diyanet yetkililerinin benzer fetvalar (!) verdiğini gördük. Tarikat evlerinde tecavüze uğrayan çocuklar için "Bir defadan bir şey olmaz!" ya da "küçüğün rızası var" diyen bakanlar gördük. Eşi tarafından -hem de camide- bir kadınla basılan imam için "İmam nikahlısıysa göreve iade edeceğiz" diyebilen devlet memuru müftüler gördük. 

Laik Cumhuriyet'e, Atatürk İlke ve İnkılaplarına ve Anayasaya sadakat yemini etmiş bazı siyasilerin "Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz." , "İslam bize göre değil, biz İslam'a göre hareket edeceğiz." diyebildiklerine şahit olduk. 

Hatta Cumhurbaşkanı Danışmanı sıfatlı kişilerce kurulup ASSAM (Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği) adı verilmiş bir örgüt tarafından devlet kuruluşları ve belediyeler sponsorluğunda, Başkenti İstanbul, dili Arapça olacak ASRİKA İslam Devleti kurma amaçlı sempozyumlar düzenlenebildiği ve düzenleyicisinin "Dünya üzerindeki İslam alimleri ile görüştüğümüzde sorularımıza şöyle cevap alıyoruz. İslam Birliği olacak mı? Olacak. Nasıl Olacak? Mehdi Hazretleri geldiği zaman. Peki, Mehdi ne zaman gelecek? Allah bilir. Peki, bizim bir işimiz yok mu? Ortamı hazırlamamız gerkmez mi? İşte ASSAM bunları yapıyor." diyebildiğini de yaşadık. 

Bütün bunlar düşünüldüğünde, Bakanlık ya da Diyanet İşleri'nin bu son rezaletle ilgili suskunluklarının da şaşılacak bir yanı yok tabii. Öte yandan, artık bir AKP dönemi klasiği haline getirilen "icazet törenleri" ile sarıklı cübbeli küçücük çocuklarımız kulanılarak şehirlerimizin caddelerinde, salonlarında Laik Cumhuriye'te meydan okunuyor. 

Anayasamızın ve yasalarımızın açık hükümlerine karşın devlet görevlilerinin bu meydan okumaya engel olmaları bir yana, TBMM Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı gibi üst düzey siyaset ve devlet yetkililerinin coşkulu katılımları ile bu törenleri meşrulaştırdıkları görülüyor.

Devlet erkanının gözlerri önünde değişmez önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'e "KAFİR" diyen hadsizler el üstünde tutuluyor. Örnekleri ziyadesiyle çoğaltmak mümkün. Bu gidiş iyi gidiş değildir!

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, varlık nedenimizin Laik CUmhuriyeti ve Atatürk İlke ve Devrimlerini sonsuza dek yaşatmak olduğu bilinci ile tüm devlet yetkililerini Anayasa ve yasalara uymaları ve görevlerini yapmaları konusunda bir kez daha uyarıyoruz.

Saygılarımızla. 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZİ 

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi

Zafer Bayramı

 

30 Ağustos Zafer Bayramı da Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde milletçe kenetlenerek bağımsızlığımızın tescillendiği tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından birisidir. Bu zaferin kazanılmasında emeği olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Büyük Türk milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını yürekten kutlarız.

19 Mayıs 1919

19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı'mız Kutlu Olsun!


"1919 yılı Mayıs’ının 19'ncu günü Samsun'a çıktım” Mustafa Kemal Atatürk’ün; yenilmiş, zedelenmiş, yorgun, bitkin ve fakir düşmüş halkın vatanını sahiplenerek, geleceğini yeniden kurmaya giriştiği, bağımsızlık, özgürlük ve aydınlık geleceğe yönelik umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ateşinin yakıldığı, milletin kendi kaderini kendi eline aldığı, Türk Milleti’nin “Ulusal Bağımsızlık Savaşı” için örgütlenmeye başlandığı, uyanışının ve yeniden doğuşunun doğum yılıdır. Türk Ulusunun Emperyalizme karşı başkaldırıp “Tam Bağımsızlık”, işbirlikçisi saraya ve sultana karşı “Milli Egemenlik”, cehalete ve bağnazlığa karşı “Uygarlık”, iflasa ve işgale karşı “Direniş ve Kurtuluş” mücadelesi ile milletimizin kaderini değiştirdiği ve yolumuzu aydınlattığı tarihi bir gündür. 

Ulusal egemenliğe dayanan kayıtsız şartsız ve Tam Bağımsız, Modern, Uygar ve Çağdaş yeni Türk Devleti’ni kurma ülküsünü yaşama geçirmek amacıyla Samsun’a çıkışı, şanlı tarihimizde önemli bir dönüm noktası, aydınlığa uzanan süreçte atılmış çok yönlü ve kararlı bir adımdır. Türk vatanın geleceği için bir vatansever olarak çareler aradığı, Anadolu'nun içlerine doğru hızla ilerleyerek bir gün bütün gemilerin “Geldikleri Gibi Göndermek” sözünü hayata geçirmek için Türk halkı ile bütünleşmek amacıyla Samsun’a çıkma kararını verdiği dönemdir.

Türk milleti; tarih boyunca bağımsızlığı, vatan, bayrak, onuru, haysiyet ve şerefi için ölümü göze alarak mücadele etmiştir. Ülkemizde yaşanan olumsuzluklardan kurtulmanın yolu tarihten ders alarak Atatürk'ün İlke ve Devrimlerini rehber olarak kabul edip, Aydınlık ve Çağdaşlaşma yolundan ayrılmadan yürümenin gerektiği bilincini gençlere vermemiz ile gerçekleşebilecektir. “Ne Mutlu Türküm Diyene!.

Milli Egemenlik


Merhabalar.

23 Nisan, kurtuluş mücadelesinden zaferle çıkmış Türk milletinin bağımsızlık ve egemenliğini tüm dünyaya ilan ettiği gündür. Yüce meclisimiz, egemenliğimizin, bağımsızlığımızın ve aydınlık geleceğimizin en önemli teminatıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu kutlu günü çocuklarımıza ithaf etmiş, gelecek nesilleri egemenliğimize, demokrasimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkmakla görevlendirmiştir. 

Yüce meclisin temsilcilerinin görevi; aydınlık geleceğimizin temel taşı olan çocuklarımıza daha müreffeh, huzurlu ve kalkınmış bir Türkiye bırakmakla birlikte, Parlamento iradesini yok sayanların karşısında güçlendirilmiş parlamenter sistemini yeniden tesis etmek için var güçleriyle mücadele etmektir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün TBMM açılışında söylediği gibi, "...Türk milletinin başında yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir. ..." Bu bağlamda hakimiyetin kayıtsız şartsız Türk milletinin olduğu, Anadolu topraklarından tüm dünyaya haykırılmıştır. 

Emperyalizme karşı duran Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet'e giden yolda en güçlü adımı atmıştır. Bugün halkın egemenliğini hiçe sayanlar bilmelidirler ki, parlamenter sisteminin savunucuları adalet, eşitlik ve hukuk çerçevesinde milletin mutlak egemenliğini yeniden tesis edecek ve Gazi Meclisi hak ettiği konuma getirecektir. 

Selam ve muhabbetle.

Cumhuriyet


Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

Altı yüz yıllık teokratik monarşi ve on yıllık meşruti monarşiden sonra cumhuriyet sayesinde egemenlik "saraydan" alınıp asıl sahibine, yani "millete" verildi. Cumhuriyetten önce toprak padişahın mülkü, halk sarayın kulu, egemenlik hanedanın hakkıydı. Cumhuriyetle birlikte toprak milletin vatanı, halk hukuk önünde eşit yurttaş, egemenlik de kayıtsız şartsız milletin oldu. Atatürk tarafından gerçekleştirilen bu mucize devrimin adı Cumhuriyettir. Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramını kutluyor; emeği geçenleri saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anıyoruz. 

Zafer Bayramı

 


Kurtuluş Savaşı'mızı tarihte eşi benzeri görülmemiş bir zaferle taçlandıran, her aşaması vatanseverlik ve kahramanlık destanlarıyla dolu 30 Ağustos Büyük Taarruz Zaferinin 98. yıl dönümünü kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.

Diyanet'in Atatürk Sevgisi


10 Kasım 2018 Takvim Yaprağının Ön Sayfası
10 Kasım 2018 Takvim Yaprağının Arka Sayfası

Her yılın 10 Kasım günü, hepimize bir şeyler hatırlatır. O gün yüce önder Atatürk'ün ebediyete irtihalinin sene-i devriyesidir. O gün tüm görsel ve yazılı basın ve medya Atatürk'le ilgili bir şeyler paylaşırlar. Yukarıdaki fotoğraf karesinde arkalı önlü yer alan takvim yaprağı, Diyanetin takvim yaprağıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk'e ne kadar önem verildiğinin ve Atatürk'ün ne kadar sevildiğinin bir nişanesi olarak fazla yorum yapmadan bu takvim yaprağını sizlerle paylaşmak istedim.

Türk'ün Lideri


Türk'ün gerçek ve son lideri; seni rahmet ve şükranla anıyoruz.

Cumhuriyet Bayramı


Doksan beş yıl önceki bugünün heyecanını, o günleri yaşayanlara sormak lazım. Tabi hayatta kalmış olanlarımız varsa. Babam 1922 doğumlu olup, Cumhuriyetin ilan edildiği gün bir yaşında. Şu anda 97 yaşında olan babam Aziz sağ ve sağlıklıdır. Ancak, Cumhuriyetin ilanından hiç bir şey hatırlaması mümkün değil. Ağabeyi Servet hayatta olmuş olsaydı, dört yaşındaki bir çocuğun hatırlayabildiği kadarını, hatırlayabilirdi. Çünkü ağabeyi Servet, Atatürk'ün Samsun'a çıktığı yıl olan 1919 doğumluydu. Milli mücadeleyi başlatan Atatürk, 25 Aralık 1919 tarihinde, o zaman köy statüsünde memleketim olan Kaman'a da teşrif etmiş ve Atatürk'ü o gece Kaman'da misafir etmişler.  

"...Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, Birinci Dünya Savaşında yenilmiş, şartları ağır bir Ateşkes Anlaşması imzalanmış, savaşın devam ettiği uzun yıllar sonunda millet yorgun ve fakir bir duruma düşmüş. Milleti ve ülkeyi savaşa sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek ülkeden kaçmışlar. Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahideddin soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükumet güçsüz, onursuz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruma altına alabilecek herhangi bir duruma razı. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta... " İşte böyle devam etmekte Atatürk'ün Nutuk'u. 

Ülkenin ve milletin içine düştüğü bu durumdan kurtuluş çareleri olarak kimileri Amerikan mandasını, kimileri de İngiliz himayesini istemişler, kimileri de bölgesel kurtuluşu düşünmüşler. Atatürk, bu durum karşısında; milli hakimiyete dayanan, kayıtsız, şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmanın dışında alınabilecek bir kararın olmadığını, "Ya İstiklal Ya Ölüm!" ilkesiyle perçinlemiştir. 

Evet kardeşlerim, bu Cumhuriyet öyle kolay kurulmadı. Her 29 Ekimlerde büyük bir coşkuyla kutlayacağımız bu bayram, sadece "Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun" mesajlarıyla geçiştirilmemeli. Atatürk'ün Nutku'nu tekrar okuyarak, okutarak mücadele günlerini, zihinlerimizde diri ve taze tutmalıyız.  

Bu tarihi gün, bizi biz yapan ortak değerlerimiz etrafında her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetlenme günüdür. Bu duygularla, milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutluyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu yüce önder Atatürk olmak üzere, onun silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.

Atamızı Anıyoruz

Her Fani Gibi 79 Yıl Önce Ebediyete İntikal Etmiş; Ama Manevi Varlığı, Düşünceleri Ve Kutlu Vasiyeti Tertemiz Millet Vicdanında Bayrak Gibi Dalgalanmaktadır.
Atamızı Rahmetle, Özlemle ve Saygıyla Anıyoruz.

Yaşasın Cumhuriyet!

Bugünkü iktidar sahipleri varlıklarını Cumhuriyete borçlu olmakla birlikte, Cumhuriyet başta olmak üzere bütün milli bayramlarımız olabildiğince unutulmaya terk edilmek isteniyor. Milli şuuru zayıf düşürmek, milli bütünlüğü güçsüz hale getirmek ancak bu tip gayretlerle gerçekleşir. Cumhuriyet'in ilanı kolay olmadığı gibi, korunması da güç oluyor.

Milli Mücadele başlangıcında Mustafa Kemal’in “Milletimizin içine düştüğü bu feci durumdan yine kendi iradesi kurtaracaktır.” beyanının bugün içinde geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Milli Mücadeleyi bütün gerçeğiyle anlamak ve anlatmak, Türkiye Cumhuriyeti evlatlarının emperyalizmin oyunlarını bilmeleri için şarttır. Ne yazık ki bugün Türkiye’de Tarih dersi adeta müfredattan kaldırılıyor. Tarih bilgisi kültür kimliğinin temelidir. Kültür kimliği güçlendikçe tarih şuuru gelişir. Tarih şuuru olmadan yaşanan zaman içindeki olayları anlamak mümkün değildir.

Atatürk'ü ve bütün silah arkadaşlarını, Cumhuriyet yolunda şehit düşen kahramanlarımızı,  rahmet ve minnetle anıyoruz. Ülkenin her bir tarafından hep birlikte "Yaşasın Cumhuriyet!" diye haykırıyoruz.

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Onun liderliğinde Cumhuriyet’in kuruluşunda görev alanların hatıralarını saygıyla yad ediyorum. Büyük milletimizin, esenlik içinde nice Cumhuriyet Bayramlarını idrak etmesi dileğiyle Cumhuriyet Bayramını kutluyorum.

Yıkın Heykellerimi


Ey milletim
Ben Mustafa Kemal'im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Karaçarşafa girsin diyorsanız
Yobazin gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ
                                                              Süleyman Apaydın