10 Kasım 2025
Atatürk'ü Anma
Cumhuriyet
"Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır."
Türk milletinin yapısına en uygun idare şekli olan cumhuriyet rejimine sahip çıkmak ve onu yaşatmak, hepimizin başlıca vatandaşlık görevidir.
Cumhuriyet'imizin 101. Yıldönümü Kutlu olsun!Not: Bu Yazı Yorumlara Kapalıdır.
Atatürk Olmadan Asla!
Merhabalar.
![]() |
| Karikatürist Hicabi Demir |
Ey Türk Gençliği!
Minnetle Anıyoruz
![]() |
| Vatanımızın Kurtarıcısı, Cumhuriyet'imizin Kurucusu, Bağımsızlığımızın Mimarı, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk; |
Onun naçiz bedenidir bizden ayrılan, onun yaptıklarıdır bizimle beraber kalan. Aramızdan ayrılışının 85. yıl dönümü münasebetiyle sevgili Atamızı rahmetle, minnetle, saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad olsun.
Kimin Cumhuriyeti?
GÖRÜNEN o ki, Cumhuriyetimizin 100. yılını en çok reklam ajansları kutluyor. Yüz yıl! Yüz yıl, dile kolay yüz yıl! Nasıl bir kabullenememişlik ki, Cumhuriyetimizin bir asrı geride bırakılmasını kutlamayı bile hazmedemiyorlar.
Bu, o yalın ayaklı çocukların Cumhuriyetidir.
Çok yaşa Cumhuriyet, ilelebet yaşa!
Y.B.
Atatürkiye
Merhabalar.
İktidar, "kimseyi enflasyona ezdirmeyiz" dese de yukarıdaki tabloda yer alan rakamlar, bu söylemin aksini göstermektedir. Yüksek enflasyon nedeniyle maaşların eridiği, yoksulluğun derinleştiği, kiralardaki fahiş artışlar yüzünden geçim sıkıntısına bir de barınma sorunu eklendiği ve yurttaşın faturalarını ödeyemez hale geldiği gerçeğini kimse görmezden gelmesin.
Kriz ortamında fahiş zamlarla birlikte maaşların eridiğini, geliri giderine yetmeyen, kirasını faturasını ödeyemeyen vatandaşın evine ekmek götürmekte zorlandığı gerçeğini kimse görmezden gelemez.
İşte iktidarın 2022 yılı karnesi böyle. 2023 yılının da 2022 yılından farklı bir yıl olmayacağı çok aşikardır. Yeni yıl için Türkiye'nin Atatürkiye olmasını diliyor ve yeni yılınızı kutluyorum.
Selam ve saygılarımla.
Ne Acı!
"Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler mensuplar memleketi olamaz."
Mustafa Kemal Atatürk
İki gündür 6 yaşındaki bir bebeğin, öz babası tarafından gelinlik giydirilerek "evlendirilmesi" rezaleti ile çalkalanıyor ülkemiz. Bir babanın 6 yaşındaki kızını evlendirebilmesi, 29 yaşındaki bir "adam"ın o bebe ile evlenebilmesi, sahte kemik yaşı raporu ile gözünün önündeki 14 yaşındaki kızın 21 yaşında olduğunu karara bağlayan yargıçların olabilmesi, ne acı!
100. yaşını süren Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hali kabul edilebilir olmasa da şaşırtıcı değil elbette.
İktidara gelişinden itibaren tarikat ve cemaatlere devlet olanaklarını sonuna kadar açan AKP yönetim anlayışının vahim sonuçlarını bu ve benzer örneklerle her gün yaşıyoruz. Bu anlayış gerçek İslam'la ilgisi olmayan uydurulmuş bir din dayatıyor topluma.
Önceki yıllarda kimi AKP Belediyelerinin "6 yaşındaki kız çocukları ile evlenilebilir" diyen kitaplar dağıttıklarını gördük. Kanal kanal dolaştırılan "Hocaefendi" lakaplı tarikatçıların, Diyanet yetkililerinin benzer fetvalar (!) verdiğini gördük. Tarikat evlerinde tecavüze uğrayan çocuklar için "Bir defadan bir şey olmaz!" ya da "küçüğün rızası var" diyen bakanlar gördük. Eşi tarafından -hem de camide- bir kadınla basılan imam için "İmam nikahlısıysa göreve iade edeceğiz" diyebilen devlet memuru müftüler gördük.
Laik Cumhuriyet'e, Atatürk İlke ve İnkılaplarına ve Anayasaya sadakat yemini etmiş bazı siyasilerin "Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz." , "İslam bize göre değil, biz İslam'a göre hareket edeceğiz." diyebildiklerine şahit olduk.
Hatta Cumhurbaşkanı Danışmanı sıfatlı kişilerce kurulup ASSAM (Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği) adı verilmiş bir örgüt tarafından devlet kuruluşları ve belediyeler sponsorluğunda, Başkenti İstanbul, dili Arapça olacak ASRİKA İslam Devleti kurma amaçlı sempozyumlar düzenlenebildiği ve düzenleyicisinin "Dünya üzerindeki İslam alimleri ile görüştüğümüzde sorularımıza şöyle cevap alıyoruz. İslam Birliği olacak mı? Olacak. Nasıl Olacak? Mehdi Hazretleri geldiği zaman. Peki, Mehdi ne zaman gelecek? Allah bilir. Peki, bizim bir işimiz yok mu? Ortamı hazırlamamız gerkmez mi? İşte ASSAM bunları yapıyor." diyebildiğini de yaşadık.
Bütün bunlar düşünüldüğünde, Bakanlık ya da Diyanet İşleri'nin bu son rezaletle ilgili suskunluklarının da şaşılacak bir yanı yok tabii. Öte yandan, artık bir AKP dönemi klasiği haline getirilen "icazet törenleri" ile sarıklı cübbeli küçücük çocuklarımız kulanılarak şehirlerimizin caddelerinde, salonlarında Laik Cumhuriye'te meydan okunuyor.
Anayasamızın ve yasalarımızın açık hükümlerine karşın devlet görevlilerinin bu meydan okumaya engel olmaları bir yana, TBMM Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı gibi üst düzey siyaset ve devlet yetkililerinin coşkulu katılımları ile bu törenleri meşrulaştırdıkları görülüyor.
Devlet erkanının gözlerri önünde değişmez önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'e "KAFİR" diyen hadsizler el üstünde tutuluyor. Örnekleri ziyadesiyle çoğaltmak mümkün. Bu gidiş iyi gidiş değildir!
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, varlık nedenimizin Laik CUmhuriyeti ve Atatürk İlke ve Devrimlerini sonsuza dek yaşatmak olduğu bilinci ile tüm devlet yetkililerini Anayasa ve yasalara uymaları ve görevlerini yapmaları konusunda bir kez daha uyarıyoruz.
Saygılarımızla.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi
Zafer Bayramı
19 Mayıs 1919
Milli Egemenlik
23 Nisan, kurtuluş mücadelesinden zaferle çıkmış Türk milletinin bağımsızlık ve egemenliğini tüm dünyaya ilan ettiği gündür. Yüce meclisimiz, egemenliğimizin, bağımsızlığımızın ve aydınlık geleceğimizin en önemli teminatıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu kutlu günü çocuklarımıza ithaf etmiş, gelecek nesilleri egemenliğimize, demokrasimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkmakla görevlendirmiştir.
Yüce meclisin temsilcilerinin görevi; aydınlık geleceğimizin temel taşı olan çocuklarımıza daha müreffeh, huzurlu ve kalkınmış bir Türkiye bırakmakla birlikte, Parlamento iradesini yok sayanların karşısında güçlendirilmiş parlamenter sistemini yeniden tesis etmek için var güçleriyle mücadele etmektir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün TBMM açılışında söylediği gibi, "...Türk milletinin başında yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir. ..." Bu bağlamda hakimiyetin kayıtsız şartsız Türk milletinin olduğu, Anadolu topraklarından tüm dünyaya haykırılmıştır.
Emperyalizme karşı duran Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet'e giden yolda en güçlü adımı atmıştır. Bugün halkın egemenliğini hiçe sayanlar bilmelidirler ki, parlamenter sisteminin savunucuları adalet, eşitlik ve hukuk çerçevesinde milletin mutlak egemenliğini yeniden tesis edecek ve Gazi Meclisi hak ettiği konuma getirecektir.
Selam ve muhabbetle.
Cumhuriyet
Altı yüz yıllık teokratik monarşi ve on yıllık meşruti monarşiden sonra cumhuriyet sayesinde egemenlik "saraydan" alınıp asıl sahibine, yani "millete" verildi. Cumhuriyetten önce toprak padişahın mülkü, halk sarayın kulu, egemenlik hanedanın hakkıydı. Cumhuriyetle birlikte toprak milletin vatanı, halk hukuk önünde eşit yurttaş, egemenlik de kayıtsız şartsız milletin oldu. Atatürk tarafından gerçekleştirilen bu mucize devrimin adı Cumhuriyettir. Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramını kutluyor; emeği geçenleri saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Zafer Bayramı
Diyanet'in Atatürk Sevgisi
Cumhuriyet Bayramı
Doksan beş yıl önceki bugünün heyecanını, o günleri yaşayanlara sormak lazım. Tabi hayatta kalmış olanlarımız varsa. Babam 1922 doğumlu olup, Cumhuriyetin ilan edildiği gün bir yaşında. Şu anda 97 yaşında olan babam Aziz sağ ve sağlıklıdır. Ancak, Cumhuriyetin ilanından hiç bir şey hatırlaması mümkün değil. Ağabeyi Servet hayatta olmuş olsaydı, dört yaşındaki bir çocuğun hatırlayabildiği kadarını, hatırlayabilirdi. Çünkü ağabeyi Servet, Atatürk'ün Samsun'a çıktığı yıl olan 1919 doğumluydu. Milli mücadeleyi başlatan Atatürk, 25 Aralık 1919 tarihinde, o zaman köy statüsünde memleketim olan Kaman'a da teşrif etmiş ve Atatürk'ü o gece Kaman'da misafir etmişler.
Bu tarihi gün, bizi biz yapan ortak değerlerimiz etrafında her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetlenme günüdür. Bu duygularla, milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutluyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu yüce önder Atatürk olmak üzere, onun silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!

Yıkın Heykellerimi
Ben Mustafa Kemal'im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barışın
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Karaçarşafa girsin diyorsanız
Yobazin gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENİ




















