mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mimlendim



1) Yaptığınız paylaşımla ilgili yorum alış verişine önem verenlerden misiniz? 
Evet. Yorumlar, paylaşımlarımızın olmazsa olmazlarıdır. 

2) Yorum geldiğinde iade-i ziyaret yapar mısınız? 
Aslında ben de bazen yorum geldiğinde iade-i ziyaret yapıyorum. Ancak, takip ettiğimiz blog sayfasına yapacağımız ziyaretler, sayfamıza yazılan yorum akabinde değil de, yeni bir paylaşımı yayına girdiğinde yapılırsa, daha makul olur diye düşünüyorum. 

3) Okunmadan yorum bırakıldığını, ya da hızlıca göz gezdirildiğini hissettiniz olur mu? 
Olmaz olur mu? Paylaşımın konusu ile yazılan yorum arasında bir bağlantı olmadığı zaman, anlıyoruz ki, paylaşımın tamamı okunup anlamadan yorum yazılmış. Bu konuda benim bir önerim olacak. Blog paylaşımlarımızın uzunluğu makul seviyelerde olmalı, okuyucuyu bıktırmamalı. Belki o zaman paylaşımların tamamı okunur ve yazılan yorumlar da amacına ulaşır. 

4) Önünüzdeki yazıyı okuduktan sonra o yazıya gelen diğer yorumları da okur musunuz? 
Diğer yorumlara bakmadan önce paylaşımı okurum. Yine hiçbir yoruma bakmadan yorumumu yazarım ve belki yorumumu gönderdikten sonra ilgimi çeken yorumları okurum. 

5) Yazınıza gelen yorumları cevaplar mısınız? 
Mutlaka, her yorumu cevaplarım. Hem de; her yorumu, kopyalama yapıştırma tekniğini kullanmadan ve erinmeden, her yorumuma mektup gibi aynı girişleri yaparak yorumları cevaplarım. 

6) Yorumları biriktirip hepsini aynı anda mı açarsınız? Neden? 
Yeter ki haberim olsun, yorumları asla biriktirmem. Yorumu onaylar ve hemen cevab-i yorumumu da yazarım. 

7) Yazıyı okuduğunuz halde, yorum bırakmadan ayrıldığınız olur mu? 
Asla! Paylaşımı okur ve hemen yorumumu yazarım. Ancak, bazı paylaşımlara yorum yazabilmek için araştırma yapmam gereken konular olursa, o zaman yorumu yazmam biraz gecikir. Bunun dışında mutlaka yorumu anında yazarım.

8) En az ve en fazla yorum alan paylaşımlarınız hangileri hatırlıyor musunuz? 
Bunu hatırlamam mümkün değil. Bu soruya cevap verebilmem için tüm paylaşımları tek tek incelemem gerekecek. 

9) Hiç yorum almayan yazınız oldu mu? 
Evet oldu. 

10) Daha önce hiçbir etkileşimde bulunmadan, tesadüfen tek bir yorumunu okuyup beğenerek takibe aldığınız biri oldu mu? 
Olduğunu sanıyorum. Ancak, bunun kim olduğunu, şu anda hatırlamam mümkün değil. 

11) Size göre yorum bırakmada, en iyi ve en sürekli olan bloglar hangileri? (En az üç isim veriniz.)
Böyle bir soru ile karşılaşmamak isterdim. Buna cevap vermek çok zor. Bu kadar yorum yapan arasından insan seçim yapamıyor. Momentos, Zeugma, Duygu Emanet, Deeptone, Yıldız, Bücürükveben, Hüseyin Güzel, Mehtap, Makbule Abalı. 

Mimi hazırlayan ve mime davet eden YILDIZ blogger arkadaşımıza çok teşekkür ederim.

Mimlendim


"Uçun Kuşlar" Blog arkadaşım sağolsun, beni aşağıdaki sorularıyla mimlemişti. O zaman müsait olmadığım için mim sorularını cevaplandıramamıştım. Ancak, müsait olduğum zaman cevaplayacağıma dair söz vermiştim. O halde soruları cevaplamaya başlayalım.

1-Hangisini tercih edersin? Uçabilme yeteneğinin olmasını mı,  yoksa su altında da nefes alabilmeyi mi? Neden?
Elbette uçabilme yeteneğimin olmasını tercih ederdim. Çünkü kuşlar gibi özgür olmayı ve de uçmayı çok seviyorum.
2-Hangisini tercih edersin? Sonsuza dek etrafının kitaplarla çevrili olmasını mı, yoksa evcil hayvanlarla mı? Neden? 
Kitaplarla çevrili olmasını tercih ederdim. Kitapları hayvanlara tercih ederim. Çünkü, kitapların bize kazandırdıkları tartışılmaz.
3-Hangisini tercih edersin? Büyük ellere sahip olmayı mı, yoksa büyük ayaklar mı? Neden?
Büyük ayaklara sahip olmayı tercih ederdim. Büyük ayaklarla yere daha sağlam basarım.
4-Hangisini tercih edersin? Geriye kalan hayatının tamamında çay içmeyi mi yoksa kahve içmeyi mi? Neden?
Çay içmeyi tercih ederdim. Çünkü kahve içmiyorum.
5-Hangisini tercih edersin? Pilav üstü kuru mu yoksa köfte patates mi? Neden?
Pilav üstü kuruyu tercih ederim. Köfte ve patates bana göre değil.
6-Hangisini tercih edersin? Sınırsız döner mi yoksa sınırsız kokoreç mi? Neden sınırsız...?
Sınırsız döneri tercih ederdim. Ama sınırsız değil. Çünkü sınırsızlık benim değil sorunun tercihi.
7-Hangisini tercih edersin? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilmeyi mi? (Ölüm  tarihini ve ölüm şeklini değiştiremiyorsun.) Neden? 
Nasıl öleceğimi bilmeyi tercih ederdim. Ölüm saatimi bilmek bana göre önemli değil. Ancak, intihar eden insanlar, ölüm tarihini ve ölüm şeklini değiştirebilirler.
8-Hangisini tercih edersin? 500 yıl gelecekte yaşamayı mı yoksa 500 yıl geçmişte yaşamayı mı? Neden ?
500 yıl geçmişte yaşamayı tercih ederdim. Gelecek, beni hep korkutmuştur.
9-Hangisini tercih edersin? Her yıl yenilenen tek seferlik uluslararası bir uçuş bileti mi yoksa yurt içinde geçerli sınırsız uçak biletini mi? Neden?
Yurt içinde geçerli sınırsız uçak biletini tercih ederdim. Çünkü yurdumu gezmeyi, diğer ülkeleri gezmeye tercih ederim.
10-Hangisini tercih edersin? Daha çok dinlemeyi mi, daha çok konuşmayı mı? Neden?
Elbette daha çok dinlemeyi tercih ederdim. Çünkü söz gümüşse, sükut altındır.

Ben kimseyi mimleyemem, onun için Uçun Kuşlar beni bağışlasın. 

Marka Hayranlığı


Merhabalar.

Blog arkadaşlarımdan sayın Gökhan Tekin bey,  "Bir Markaya Hayranlık Duymak" başlığı ile ilgili beni mimlemiş. Kural gereği mimlediği arkadaşları arasına beni de aldığı aldığı için, kendisine çok teşekkür ederim. 

Açık yüreklilikle önce şunu itiraf etmeliyim. Alış-veriş hayatımda hayranlık duyduğum bir marka asla olmamıştır. Sadece memnun kaldığım bazı markalar olmuştur. Kendim için bile olsa alış-veriş yapmayı asla sevmem. Evimizin tüm ihtiyaçlarını eşim karşılar. 

Memnun kaldığım markalara gelince beyaz eşyada "Arçelik", elektronik eşyada "Nokia" ve "İntel" Giysi de memnun kaldığım bir marka olmamıştır. Yiyecekler de "Ülker", "Bizim", "Pınar" gibi markalardan memnunum.

Her ne kadar şoförlüğüm olsa da şoförlüğü  sevmediğim için, hiç arabam olmadığı gibi, hayranı olduğum herhangi bir araba markası da olmamıştır. 

Ben de elimden geldiğince yerli malı kullanmaya özen gösteririm. İsrail'in yaptıklarından dolayı "İsrail" mallarından uzak durmaya dikkat ederim. 

Zaman ayırıp beni okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Her ne kadar bu işin kuralı bile olsa, ben kimseyi mimlemeyi sevmiyorum.

Selam ve dualarımla.

Mimlendim


Blogger arkadaşım "Pudraşekeri'm" tarafından aşağıdaki soruları cevaplamak üzere mimlenmiş bulunmaktayım. Sayın arkadaşıma, mimlemek üzere beni seçerek onurlandırdığı için çok teşekkür ederim.

İşte mim soruları ve benim cevaplarım:

En Son Okuduğun Kitap
 Kur'an'ı Kerim.
En Son İzlediğin Film
 Hz. Yusuf.
Siyah mı, Beyaz mı?
 Beyaz.
Tiyatro mu, Sinema mı?
 Sinema.
Mesaj mı, Aramak mı?
 Aramak.
Hep Olmasını İstediğin Bir Hayalin
 Çatı katında bir oda.
Gelecekte Kendin İçin Ne Düşlersin?
 Denizi gören bahçeli bir evde        yaşamak.
Burası Olmasa Hangi Ülkede Yaşamak İstersin?
 Kanada.
Bloğuma Kaç Puan Verirsin, Devamlılığı İçin Tavsiyen Ne Olurdu? 
 Sizin blog sayfanızın faaliyet alanı    belli. Sayfanıza tam 10 puan  veriyorum.  Ancak, eski ve yöresel    mutfak  kültürümüzden varsa  hikayeleri ile  birlikte sunumlar  görmeyi de arzu ediyoruz.

Yürekten Kaleme Beni Mimlemiş


1- Elimden gelse, ihtiyacı olanlara maddi ve manevi yardımda bulunmak isterdim. 
2- Kendi kendimi kontrol etmekte zorlanmam.
3- Beni en çok kaygılandıran şey, yanlış anlaşılmaktır.
4- Hayatımın en kötü anı sevdiklerimi kaybettiğim andır.
5- Yalnızken hiç iyi değilimdir, her ne kadar yalnızlığı sevsem de.
6- Nefret ettiğim şey yalandır.
7- İşimi severek yaparım.
8- kadınlar/ erkekler, bütün bir elmanın eşit iki yarısıdır.
9- Hayat, çok acımasızdır.
10 - Çocukken elim yağ olacak diye ekmek bile tutmazmışım.
11- Başkalarının zayıf tarafı, asla yararlanmak için bir fırsat gibi görülmemelidir.
12- Yalan söylemek, benim için en büyük günahtır. Acıtsa da doğru söylemekten vazgeçmem.
13- Her şey kötü gittiği zamanlar, kendimi kontrol etmeye çalışıp, sabrederim. Asla isyan etmem.
14- Geceleri, benim en çok sevdiğim günün diğer yarısıdır. Çünkü, her şey daha tesirli ve verimli oluyor.
15- Başkalarına göre ben, aksi ve inat biriymişim.
16- Kurtulmak istediğim korku,  gelecekten duyduğum kaygı korkusudur.
17- Bazen düşünüyorum da ölüm aslında bir kurtuluş olsa gerek
18- En çok utandığım şey, günahlarımdan ve ayıplarımdan başka ne olabilir ki!
19- Keşke ben, bu dünyaya hiç gelmeseydim.
20- Anlamıyorum neden hala müslüman ülkeler akıllarını başlarına almıyorlar.

Recep Altun

Gülçin'in Mimi


Merhabalar.

Gülçin'in Defteri tarafından mimlendim. Önce Gülçin'in Defterine bu nazik seçim ve tercihi için kendisine çok teşekkür ederim. Her ne kadar mimlenme olayına pek sıcak bakmıyorsam da arkadaşlarımın bu nazik davetini reddetmemin çok büyük bir saygısızlık olacağını düşünerek soruları elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım.  

İlk soru: Evde yalnız kaldığınızda ne yaparsınız?

Evde yalnız kalmak asla hoşuma gitmez. Ev dağınıksa evi toparlarım. Yıkanmış çamaşırlar varsa onları asarım. Evde kalacaksam, o gün sabahtan akşama kadar yapılması gereken ev işlerini ben yaparım. Kalan zamanımı kitaplarıma ve bilgisayarıma ayırırım. Eğer o gün evde kalmayacaksam en az 15, en çok 22 km. yol yürürüm.
İkinci soru: Hakkımda 20 gerçek

Olduğum gibi görünmem gerekiyorsa, önce hakkımdaki gerçekleri sıralayacak kadar cesur olmadığımı itiraf ederim. Gerçekten cevaplaması çok zor bir soru. Hele de bu sorunun en az 20 adet gerçeği talep ediyor olması, olduğu gibi göründüğünü iddia edenleri bayağı bir zorlar diye düşünüyorum. Neyse lafı fazla uzatmadan gerçekleri sıralamaya başlasam iyi olacak.

  • "Hayır" demesini bilmiyorum.
  • Her konuda cesur değilim.
  • Yalandan nefret ederim, ancak sonucu hayır getirecekse söylerim.
  • Kendimi çalışkan biri sanıyordum, aslında çalışkanlara göre çok tembel biriymişim.
  • Doymak için yiyen, örtünmek için giyinen biriyim. 
  • Aksi ve inat bir adamım 
  • Her zaman güler yüzlü biri değilim. 
  • Paylaşmayı ve yardım etmeyi severim.
  • Maymun iştahlıyım.
  • Allah'tan korkar, kuldan utanırım.
  • Elimdeki ekmeğimi başkasına kaptıracak kadar yardım sever biriyim.
  • Ölümden asla korkmam, sevdiği birinin yerine canını feda edecek kadar gözü kara ve cesur biriyim.
  • Bilerek harama asla el uzatmam.
  • Sıcaklarda çalışmak suretiyle oruç tutan insanların hakkı geçmesin diye, o sıcakların altında saatlerce yürüyüş yapmak suretiyle susuz ve halsiz kalırım. Ancak o zaman iftarımı büyük bir sevinç ve huzur içinde yaparım.
  • Sevgimi asla dışarı vuramam. Eşime, çocuklarıma ve tüm sevdiklerime olan sevgimi içimde hapsederim. 
  • Yerine getiremeyeceğim sözü asla veremem. Çok üstüme düşerlerse, "inşAllah kısmet olursa" diyerek ikna etmeye çalışırım. Aksi halde verdiğim sözü yerine getirmem gerekir, getiremediğim zaman çok büyük acılar içinde kıvranırım. Dolayısıyla verdiğim sözü yerine getirememenin ezikliği bende büyük bir vicdani travma yaratır. 
  • Kimseye yük olmayı asla sevmem. İşim görülsün diye kimsenin karşısında eğilmem. Acımdan ölürüm ama kimseden bir lokma olsun ekmek isteyemem.
  • Her ne olursa olsun, kolay kolay kalp kıramam. Haksızlığa ben de dayanamam, ama haksızlığın karşısında haykırabilmem için, bıçağın kemiğe dayanmış olması lazım.  
  • Aslında çok sabırlı bir insanımdır. Son zamanlarda çabuk sinirleniyor ve öfkeleniyorum. Öfkem geçtikten sonra da kendi kendime kızıyorum.
  • Daha önceleri hem sigara, hem de alkol kullanan biriydim. Alkolü, sevmediğim için; sigarayı da parası için terk ettim. 
  • Duvarda eğri duran çerçeve beni rahatsız eder. Onun mutlaka birilerince düzeltilmesi gerekir. Bu ben de olabilirim, çerçevenin sahibi de olabilir. Önemli olan onun duvarda düzgün durmasıdır.
  • "Mum dibini ışıtmaz" Benim için söylenmiş bir sözdür. 

Beni okumak için gösterdiğiniz sabra teşekkür ederim.
Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun efendim, saygılarımla.

Recep Altun

Zaman Tüneli


Merhabalar sevgili Değirmenden Mektup Var okuyucuları. Blogger arkadaşlarımdan "La" aşağıdaki tek soru ile beni mimlemiş bulunmaktadır. Önce bu mim sorusu ile beni mimlenecek arkadaşları arasına seçtiği için,  arkadaşım La'ya çok teşekkür ederim.

Mim sorusu; Eğer Bir Zaman Tüneli Olsaydı Geçmişten Yada Gelecekten Hangi Zamana Gitmeyi, Kimi, Hangi Olayı Görmeyi İsterdiniz?

Sizin bu mim sorunuzdan önce ben zaten hep zaman tünelinde sık sık yolculuk eden bir zaman tüneli seyyahıyım. Ben zaman tüneline girdikten sonra hep kendi geçmişim de yolculuk ettim. Kim ve hangi olayı görme konusuna gelince yine kendi zamanımda yaşadığım o güzel günleri kimlerle paylaştıysam hep onları görmeyi ve yeniden yaşamayı arzu etmişimdir. Gelecekten pek ümitli olmadığım için, geleceğe hiç bakmadım. Ancak, bir ara İslam tarihinde yolculuk etmeyi de hep hayal ettim. En çok Hz. Yusuf zamanını merak ederim. Bu nedenle her ay birkaç kez usanmadan Hz. Yusuf'un filmini izlerim.    

Beni okuma zahmetine katlandığınız için çok teşekkür ederim. En Güzel'e emanet olun ve sağlıcakla kalın efendim, saygılarımla.

YazBlogcu

Mimlendim


Sevgili büyüğüm ve blogger arkadaşım Sabahattin Hocam tarafından aşağıdaki dört soru ile mimlenmiş bulunmaktayım. Kendisine çok teşekkür ederim. Ben de bu mim kuralına uyarak bu sorulara karınca kaderince aşağıda cevap vermeye çalıştım. 

Bu arada MİM'i de merak ettim, araştırdım ve "işaretlemek, gözüne kestirmek, kara listeye almak" anlamında kullanıldığını da öğrenmiş oldum.

S.1- 2010 yılında mutlu olduğunuz şey nedir?
C.1. Ancak, sorumluluklarımı yerine getirdiğim zaman mutlu olabiliyorum. Sorumluluklarımın dışında 2010 yılında beni mutlu edecek herhangi bir olay yaşamadım.

S. 2- 2010 yılı sizin için nasıl bir yıldı?
C.2. 2010 yılı benim için çok kötü bir yıldı.

S. 3- 2011'e nasıl girmek istersiniz?
C.3. Acısıyla, tatlısıyla 2011'e girdik. Ama Aralık ayı içeresinde iken, 2011 yılına sağlıklı, huzurlu ve mutlu girmek isterdim.

S. 4- 2010 yılında yapmayı isteyip yaptıklarınız ve yapamadıklarınız nelerdir?
C.4. 2010 yılında yapmayı isteyip te yaptıklarım olmadı, ama sade bir hayatın peşine düşüp sade bir hayat yaşamak istiyordum, maalesef gerçekleştiremedim.   

Saygılarımla