Oruç Sevinci


Ramazan ayı yaklaştıkça oruç tutacağım için çocuklar gibi sevinirdim. Sahura kalkmak ve iftar etmek bana tarifsiz bir mutluluk verirdi. İnsanları sahura kaldırmak için çalınan davulların seslerinden çok etkilenirdim. Davulcuları,  davulları ile birlikte sahurda izlemek bana ayrı bir keyif verirdi. Bizleri bir Ramazan ayına daha kavuşturan Cenab-ı Hakk'a sonsuz hamd ve senalar olsun.

Oruç dinin farzlarından olup, insanın bedeni ve ruhi terbiyesini amaç edinir. Orucun mantıki sonucu, insanı dinin diğer emirlerine ve yasaklarına uymasıdır. Oruç tutan kimse bunları yapmıyorsa, din emirlerinde mantıksız davranıyor demektir. Bu bağlamda oruç tutmak onu terbiye etmediği için dinin gayesi gerçekleşmemiş ve kişi boşuna aç kalmış olur.

Her şeyden evvel Ramazan-ı şerifi ihya edebilmeyi Allah azze ve celle'den "Allah'ım bu kıymetli ayda rızana uygun hareketler yapabilmeyi ihsan et." diye niyaz edelim. Bu ayı ahireti kazanmak için bir fırsat bilmeliyiz. Cenab-ı Hakk, bizden hoşnut olursa (şirksiz sahih imanla birlikte) belki ebedi kurtuluşumuza vesile olacaktır.

Ramazan-ı şerifinizin hayırlı ve mübarek olmasını dilemekle birlikte bu kıymetli ayda O'nun rızasına uygun hareketler yapabilmeyi cümlemize ihsan etmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ederim.

Recep Altun

2014...


Merhabalar.

Sizlere selam vermeyeli uzun zaman oldu. Nerelerde olduğumu ve ne yaptığımı merak eden blogger arkadaşlarıma saygılarımı, sevgilerimi ve muhabbetlerimi gönderiyor ve sizleri en derin kalbi duygularımla selamlıyorum. Dünya telaşı işte!.. Bir telaştır koşturup duruyoruz. 

2000 Milenyum yılını devirdikten sonra, işler hiç rayında gitmedi. Sorunlar, problemler, zorluklar hayatımızdan hiç eksilmedi. Tüm bu sorunların sorumlusu kim? İnsan, yani bizleriz. Kimi zaman kendimiz edip kendimiz bulduk, kimi zaman da başkası etti ama yine biz bulduk.

Cenab-ı Hakk'tan hepinize sağlık, sıhhat, afiyet huzurlu ve mutlu bir yaşam dilerim. Aynı zamanda hasta kullarına şifalar, dertli kullarına devalar ve borçlu kullarına da edalar niyaz ederim. 

Selam ve dualarımla
Recep Altun

Miraç Kandili


Merhabalar.

Miraç kandili, Miraç olayının gerçekleştiği Recep ayının 27. gecesidir. Tasavvuf kültürünün ağırlıkta olduğu Osmanlı gibi ülkelerde Kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyası gelenekselleşmiştir. Osmanlı döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Miraç kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Miraç olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.

Sünnet ve Bid’atlar kitabının yazarı Şukayri, Recep ayındaki bid’atler bölümünde şunları söyler;”Miraç kıssasını okuyup Recep ayının 27. gecesini kutlamak ve bazı insanların bu geceye has bazı zikir ve ibadette bulunmaları bid’attır. Recep, Şaban ve Ramazan aylarında okunan –gayri sabit-dualar bid’attirler ve uydurmadırlar, şayet bunlarda bir hayır olmuş olsaydı bizden öncekiler bunda bizleri geçerlerdi. İsra, Miraç ve mezkur ayın ihyasına dair hiçbir delil kaim olmamıştır.” (Şukayri, Es-Sunenve’l-Mubtede’at s,143)

Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye’de Recep ayının 27. gecesi ile ilgili olan namaz hakkında şöyle der: “Muteber alimlerin belirttiği gibi; İslam alimlerin ittifakıyla bu (namaz) meşru değildir. Bu ancak cahil ve bid’atçı kimselerden sudur eder.” (Şukayri, Es-Sunenve’l-Mubtede’at s,143)

Bu gecede de mevlit okumak adet halini almıştır. Böylelikle bir bid’ate bir bid’at eklenmiş, katmerlenmiştir.

Günümüzde pek çok bid’at, müslümanların hayatına girmiştir. Bu sebeple dininin emirlerini yerine getirmek isteyen her kişi, bu hususa dikkat etmeli; dinde eksiltme ya da ilave mahiyetinde olan söz, tavır ve davranışların yasaklanmış şeyler olduğunu bilerek bunları hayatından ayıklayıp atmalıdır. Burada müracaat edilecek yegane kaynak ise Kur’an ve Sünnet’tir.

Hadis olarak verilen bazı mevzu sözlerin kaynaklarına bakılmalı ki uydurma hadislerle amel edilmesin.

Selam ve dualarımla.
Araştırma: Recep Altun

NOT: Doç. Dr. Özcan Taşcı: Kuran’da Miraç olayı yok zaten. İsra hadisesi var. Gece yürüyüşü diyoruz buna. Mekke’den Kudüs’e yürüyüşüdür Peygamberin. Kuran’da bazı şeyler kavranamayabilir. Aklın buna saçma demesi gerekir yok saymak için. Meleği kavrayamazsınız ama akıl, “bu mümkündür” der.