Yeşil ve Beyaz


Ben bir yeşili sevdim, bir de beyazı…
Yeşil tutkularıma serpilmiş, beyazım güvercin kanadı
Nasıl dört gözle bekliyorsam  yeşil baharı
Kışı da hiç bitmesin isterim, tutkum onun kar beyazı.

Baharın habercisi ümitlerim erir karın beyazında
Hasretim çırpınır, beyaz güvercin kanadında
Baharın yeşilidir artık tek tesellim
Eriyen kar beyazındaki baharı beklerim...

İlk yeşilim “merhaba” der söğüt dallarından
Eriyen kar beyazım akar buz gibi pınarlardan
Yeşil dallar sarkar, bahçe duvarlarından
Kimse alıkoymasın beni, bu güzel bahardan…

YazBlogcu

Ödül


"Yavru Kartalın Pençeleri isimli"  blog sahibi Aynur (Küçük Hala) tarafından "Okuması En Keyifli Blog Ödülü" ile ödüllendirilmiş bulunmaktayım. Önce bu ödüle beni layık gören Küçük Hala'ya kucak dolusu saygı, selam ve teşekkürlerimi sunarım. Ödüllendirilmek güzel bir duygu. Ben asla bloğumu okuması en keyifli bloglar arasında göremiyorum; ama bu ödülden anladım ki, benim bloğum da okuyuculara keyf verebiliyormuş.

Küçük Hala'ya bu güzel ödülden dolayı tekrar teşekkürlerimi sunarım. En Güzel'e emanet olun ve sağlıcakla kalın efendim, saygılarımla.

YazBlogcu

Hoşgörü

Resim: Alıntı
Romalılar M.Ö.1.yüzyılın sonlarına doğru Galatya'yı eyalet haline getirip Ankara'yı metropolis-başkent yaptıktan sonra, bir takım imar faaliyetlerine girişmişler ve şehrin büyüyüp gelişmesini sağlamışlardır. Roma-Augustus Tapınağı'nın bu dönemde yapılarak imparator kültürünün de Ankara'ya getirilmesi bu kente verilen önemin bir belgesidir.