Güneş ve Baykuş

Bir tarafta İran Edebiyatından, hayatını intihar ederek sonlandıran Sadık Hidayet'e ait "Kör Baykuş" isimli romanı, diğer tarafta Rengin Sakaoğlu'na ait "Güneş Bazen Mavi Doğar" isimli kişisel gelişim türünden kitabı okumaya gayret ediyorum. Ancak, elime ne alırsam alayım, hayatta olmak canımı acıtıyor.  

22 yorum:

bücürükveben dedi ki...

O duyguyu sanırım şu an Türk olup da en az bir 60 milyon kişi hissediyor, ben de dahilim. Ülkeyi o kadar kötü bir hale getirdiler ki, huzur, mutluluk, yaşama sevinci kalmadı. Bu çok büyük bir suç bence insanların yaşama sevincini yok etmek. Cinayetle eş değer bir suç. Geçmiş olsun diyorum, bol çikolata tavsiye ediyorum, serotinin verir ve mutluluk sağlar. Kendinize iyi bakın, Atatürkçüler, milliyetçiler, gerçek dindarlar (dinciler değil) şu anda çok lazım ülkeye...sağlıcakla kalın..

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Bücürükveben, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

Uzun zamandır sayfamda hiçbir şey paylaşamadığım gibi, takibimde olan blog sayfalarını da ziyaret edemiyorum. Paylaştığım yazıyı gören ve yorum yazan ilksiniz. Evet durumu tahlil edip mesajı aldınız. Tekrar çok teşekkür ederim.

Gerçekten hayatta olmak canımızı acıtıyor. Emin olun, diğer tarafa bir işe yaradıktan sonra gitmek istiyorum. Sabrediyoruz. Ama nereye kadar?..
Selam ve dualarımla.

Gökhan TEKİN dedi ki...

Kitap bittiğinde kitapla ilgili detaylı düşüncelerinizi bekliyorum Recep Bey. Biraz eski bir kitap sanırım.

Naz dedi ki...

Kör Baykuş okuma listemde olan bir kitaptı en kısa zamanda okuma fırsatı bulurum inşallah :) Hayatın acıtmaması mümkün değil tabii ama daha az acıtması için bir şeyler yapabilmemiz mümkündür belki :)

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Gökhan Tekin, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

"Kör Baykuş"u blog ortamında bir blog arkadaşımın yaptığı paylaşımından etkilenerek aldım ve okumaya başladım. Kitaplar konusunda çok iyi olmamakla birlikte henüz 'Kör Baykuş' hakkında henüz bir fikir edinemedim. Ancak, kitabı bitirdiğim de Allah izin verirse, duygu ve düşüncelerimi burada paylaşırım. Kör Baykuş isimli kitap oldukça eski. Yazarı olan Sadık Hidayet 17.02.1903 doğumlu. 9 Nisan 1951 tarihinde Paris'te bir evde havagazı musluklarını açarak intihar etmiş. Kitabını ne zaman kaleme almış, şu anda o konuyu bilmiyorum, çünkü; henüz kitabın tamamını inceleme fırsatı bulamadım.

Diğer kişisel gelişim türünden olan kitaba gelince, bir hayli ilginç olmakla birlikte biraz alelacele yayına verilmiş bir kitap hissi uyandırdı. Yazarın mesajını almakta insan zorlanıyor. Bu kitabı da bitirince Allah izin verirse, duygu ve düşüncelerimi burada paylaşırım. Her ne kadar 88 ve 130 sayfa hacminde bir kitap olmakla birlikte ben öyle kitapları jet hızıyla okuyamıyorum. Altını çize çize ve düşüne düşüne. Emin olun bir parağrafı anlayabilmek için saatlerce uğraşıyorum. İlginiz için tekrar teşekkür ederim. Sağolun, varolun.
Selam ve dualarımla.

Momentos dedi ki...

Merhabalar,
Şu ara ben de kitap okuyamıyor ama bolca film seyrediyorum. İnsan denen canlıyı anlama çalışmalarım her daim devam ediyor. Başarılı olduğumu söyleyemem ama en azından aklımı, ruhumu belli bir seviyede tutma becerim gelişiyor sanırım.

Hepimize iyilikler, güzellikler ihsan eylesin hayat umarım.
Saygılarımla,

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Momentos, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

İnsan denen canlıyı anlama çalışmalarınızda başarılar dilerim. Bir ara şöyle bir söz kullanmıştım: "Ben insanı değil, insanlığı seviyorum" diye. Bu sözü söylemekle ne kadar doğru yaptım bilemiyorum. Benim nazarımda insan ayrı, insanlık ayrıdır. İnsanı çiğ ve pişmemiş bir varlık, insanlığı ise, insanın pişmiş ve olgunlaşmış hali olarak görüyorum. Eğer bu cevab-i yorumumu okursanız, bu konudaki düşüncelerime eleştirilerinizi bekliyorum.
Selam ve dualarımla.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Naz, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

Bir önceki yorumumda da bahsettiğim gibi, çok değişik bir üslupta kaleme alınmış bir kitap. Bu değişik üslup, çevirisinden mi kaynaklanıyor, yoksa yazarın üslubu mu öyle pek anlayamadım? Yapı Kredi Bankası yayınlarından almıştım. Çeviri rahmetli Behçet Necatigil tarafından yapılmış. Kitap, İran Edebiyatı klasikleri arasında gösteriliyor. En azından İran Edebiyatı hakkında bir fikir edinmek ve yazarın kendi dünyasını keşfetmek açısından okunmasını tasviye edebilirim.
Selam ve dualarımla.

Hüseyin Güzel dedi ki...

Okumaya ve gerçekleri öğrenmeye, öğretmeye devam.
Saygılar.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Hüseyin Güzel, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Sadece işimize geldiğinde değil, canımızı yaksa bile, yine de gerçeklerin peşinde olmalıyız.
Selam ve dualarımla.

Ece Evren dedi ki...

Sizi merak ettim ve bu yazınızdan başladım. Geri dönüp varsa daha yeni yazılarınız, onları da okuyacağım Recep bey. Geçenlerde bir blog yazarı intihar eden yazarlardan ki "daha fazladır bu kadarını yazıyorum" diye yazmış. Ölmeden önce yazıp bıraktıkları mektuplarda sanki aşağı yukarı neden aynı gibi. Fark etmenin sancılarını yaşamış hepsi.
Günümüzde mutlu olmanın pek imkânı yok. Kitap okurken sizin gibiyim. Satırları uçuramam zira vertigom var. Az az okuyorum ya da bazen kızım okuyor bana. İnanın hayat içimizi bu devirdeki gibi hiç acıtmamıştı. Acımayacak gibi de değil.
Selam ve saygılarımla. Allah'a emanet olun.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Ece Evren, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Ben de sizin gibi böyle uzun ara veren blog arkadaşlarımı merak eder ve son paylaştıkları yazıları üzerinden yorum marifetiyle hal ve hatırlarını sual ederim. Merak ettiğiniz için yürekten teşekkür ederim. Bu aralar gerçekten canımızı acıtan şeyler yaşıyoruz. Eşimde de vertigo rahatsızlığı var ve vertigonun bir insanı nasıl rahatsız ettiğini çok iyi biliyorum. Çok büyük geçmiş olsun dileklerimle birlikte Cenab-ı Hakk'tan şifalar diliyorum.

Bu aralar doğru dürüst bir şeyler paylaşamadığım gibi, blogcu arkadaşlarımın sayfalarını da ziyaret edemiyorum. Yaşama sevincimizi, hayata olan bağlılık umut ve azmimizi kırdılar. Bir de bunun üzerine yakınlarımızdan vefat gibi acı olaylar yaşanınca, içinde bulunduğumuz durumun tablosunu çizmeye gerek yoktur sanırım.

1955 doğumluyum ve şu anda 62 yaşımı tamamladım. İki çocuğumdan (ellerinizden öper) 5 torun sahibi bir dedeyim. Hayatı yaşamıyoruz, adeta hayatla boğuşuyoruz. Neden bu durumlara düştüğümüzün müsebbiplerinden söz etmeye gerek yoktur sanırım. Cenab-ı Allah hakkımızda hayırlısını versin. Gayret bizden, tevfik ve hidayet Allah'tandır.
Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

Ece Evren dedi ki...

Allah hayırlı ve uzun ömürler versin, eşinizi ve evlatlarınızı, hepinizi birbirinize bağışlasın Recep bey. Aynı zamanda başınız sağ olsun. Üzüldüm, Allah rahmet eylesin. Gerçekten olan bitene ne akıl erdirmek, ne de tahammül etmek mümkün değil.
Dilerim sizin gibi muhterem insanların, yavruları şehit olmuş ve bu süreçte zarar görmüş tüm insanlarımızın dualarını Allah kabul etsin. Allah'a emanet olun. Selam ve saygılarımla.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Ece Evren, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Taziye dilekleriniz ve o güzel dualarınız için ayrıca teşekkür ederim, sizler sağolun efendim saygılarımla.
Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

Momentos dedi ki...

Recep bey tekrar merhaba, yorumuma verdiğiniz cevaben yine yazıyorum... Aslında haklısınız, aynen söylediklerinize katılıyorum. İnsan için sözlük tanımı aynen şöyle; memelilerden, iki eli, iki ayağı bulunan, iki ayak üzerinde dik bir biçimde dolaşan, aklı ve düşünme yeteneği olan, dille, sözle anlaşan, en gelişmiş canlı sayılan yaratık. İnsanlık için ise; insanın doğasını oluşturan, özelliğini kuran ve insanı insan yapan niteliklerin tümü, diyor sözlük. Boşuna demiyoruz bazen bazı durumlarda "insanlıktan nasibini almamış" diye.
Hepimize güzellikler ve o güzellikleri görecek göz ve kalbi nasip eylesin Allah.
Sağlıklar diliyorum.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Momentos, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve beni kırmayarak yapmış olduğunuz değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.
Selam ve dualarımla.

Mehpare ÖĞÜT dedi ki...

Kör Baykuş ne zamandır okumak istediğim bir kitap ama bir türlü kısmet olmadı. İnşallah elimdekiler bitince okumak istiyorum. Rengin Sakaoğlunun kitabını ise duymamıştım. Muhakkak okunarlığı olan kitaplar arasındadır. Onu da en kısa zamanda temin edip okuyacağım. Paylaşımınız için teşekkürler ediyorum.. Saygılar iyi günler

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Mehpare Öğüt, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.
Rengin Sakaoğlu'nun kitabını henüz tamamlayamadım. Ama o çok özel bir kitap, beğenip beğenmeyeceğiniz konusunda tereddütlerim var. Kitabın incelemesini tamamladığım da kitabın içeriğini ve mahiyetini paylaşmaya gayret edeceğim.
Selam ve dualarımla.

Yağmur Tozu dedi ki...

Bu kitapları okumayı çok istiyorum ama nasip olmadı

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Yağmur Tozu, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Efendim, maalesef ben de çok kötü bir kitap okuyusuyum. Ben daha çok araştırmaya yönelik kitap ve dergiler okuyorum. Henüz paylaştığım bu iki kitabı okuyup bitiremedim. Neden? Ben kitap okurken, altını çize çize okuyorum. Şu anda "Güneş Bazen Mavi Doğar"ı tamamlamak üzere, ağırlığı bu kitaba kaydırdım.
Selam ve dualarımla.

Vişnap Macide dedi ki...

Aynen benim de canım sıkkın bu gidişattan umarım her şey iyiye güzele doğru gider pek umudum olmasa da.Kişisel beğeniler değişti eskilerin tabiri ile ayaklar baş başlar ayak olunca şu en büyük vakit geçirme araçı olan televizyonda dahi kendime göre bir şey bulup izleyemez oldum değil ki başka şeyler.Güzel paylaşımınız için teşekkürler hayırlı geceler.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar Vişnap Macide, Hoş Geldiniz.
Blog sayfama yapmış olduğunuz ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.

Gidişat ne kadar kötü ve umutsuz gibi görünse bile, direnmeye devam edeceğiz. Aksi halde en kolay yol olan teslimiyeti seçersek bittiğimiz gündür.
Selam ve dualarımla.

Yorum Gönder