Vazgeç Artık Kan Dökmekten

Silahlar yine kan kusmakta
Yürekler alev alev yanmakta
Hergün bir şehit haberiyle
Türkiye acılara uyanmakta.

Sen usanmadın öldürmekten
Biz de usanmayız ölmekten
Bu işin sonu nereye varacak
Vazgeç artık kan dökmekten!

Bu terör son bulacak birgün 
Sorulacak yapılanların hesabı
Kaçacak yer aranacak o gün
Kalmaz yerde şehidimin kanı.

YazBlogcu

Tuana

Torunum Tuana

Torunum Tuana

Torunum Tuana

Torunum Tuana

Gecenin Masalı




















Simsiyah geceyi bozmakta yıldızlar
Bulutlar örtmüş mehtabı sinsice
Onun yerine ben varım bu gece
Gecenin siyahını ben bozacağım
Yıldızlar gibi imece...

Asmanın yaprakları perdeliyor
Yıldızların ışığını
Benim bile ışığım yetmiyor
Bozmaya gecenin karanlığını...

Bulutlar da geceden yana
Perdelemek için yıldızların ışığını
Oysa, ne güzel gecenin mavisinde
Titreyen parlak yıldızlar
Ve bulutların arasından göz kırpan 
Ayın ondördü dolunaylar...

Uzandım asmaların altına
Baktım yaprakların arasından yıldızlara
Uzattım ellerimi
Gecenin yıldızlarını tutmaya...

Bir masal gibiydi bu gece
Mehtaplı ve bulutlu
Yıldızlarda bulmaktı sadece
Bulamadığım huzuru...

YazBlogcu

Ahi Evran


AHİLİK TEŞKİLATI

Ahilik felsefesi, temelleri 12. Yüzyılda Kırşehir’de atılmış, daha sonra tüm Anadolu’ya yayılmış bulunan "dini-mesleki" karakterli kültürel, sosyal ve ekonomik bir oluşumdur. Ahilik kurumu mistik bir yol ve bir tarikat olmaktan ziyade sosyal ve ekonomik yönden işleyen; siyasal, askeri ve kültürel yönleri de bulunan bir dünya düzenidir. Başta mensupları olmak üzere, insanlar arasında dayanışma ve yardımlaşma kurmaya çalışmışlardır.


Ahilik, aynı zamanda sosyal hayat kadar ekonomik hayatı da yönlendiren günümüzde hala geçerliliğini koruyan, bugünün şartlarında bile bir çok ülkede sağlanamamış adaletli, verimli ve son derece güzel bir sistemi Türk toplumuna kazandırmış bir kültür'dür.

AHİ EVRAN

Ahi Evran, büyük velilerden olup, kelam, tefsir, tasavvuf, Şafii mezhebi fıkıh alimi ve aynı zamanda tabiptir. Anadolu’da Ahilik adlı esnaf teşkilatının kurucusu olan Ahi Evran’ın asıl ismi: Mahmud bin Ahmed el-Hoyi, künyesi Ebü’l-Hakayık, lakabı Nasirüddin’dir. 1171 (Hicri 567) senesinde İran’ın batı Azerbaycan taraflarında bulunan Hoy kasabasında doğdu.


Şems-i Tebrizi’nin şehid edilmesinden sonra Kırşehir’e (Gülşehir’e) yerleşti. Vaazlarındaki sadelik, herkesin anlayabileceği şekilde meseleleri izah ederek yazdığı kitaplar, kendisinde görülen kerametler, ahlakının güzelliği, dünya malına ehemmiyet vermeyip, yalnız Allahü tealanın rızası için çalışması, insanların sevgisini kazanmasına vesile oldu. Çevresine pek çok kimse toplandı. Herkesin korkarak kaçıştığı Evran ismindeki büyükçe bir yılanın kendisine itaat etmesi, herkesin gözü önünde bu kerameti göstermesi sebebiyle “Ahi Evran (yılanın kardeşi)” ve İslamiyete yaptığı hizmetlerinden dolayı “Nasirüddin” lakabı verildi.


"Ey Ahî (Kardeşim)! Alış veriş ilmini bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz. Haram lokma yiyen ise ibâdetlerinin sevâbını bulamaz. Zahmetleri hep boşa gider. Sonunda büyük azaba yakalanır ve pişman olur." Diyen Ahi Evran’ın nüfuzundan ve sevenlerinin çokluğundan korkan ve ne pahasına olursa olsun öldürülmesini isteyen Moğollar, bunun için Kırşehir emirine baskı yapıyorlardı. Nihayet Ahi Evran, 1262 (Hicri 660) yılında Kırşehir’de şehit edildi.


AHİ EVRAN SÖZLERİ

“Hak ile sabır dileyip,
Bize gelen bizdendir,
Akıl ve ahlak ile çalışıp,
Bizi geçen bizdendir.”

“Eline, diline, beline sahip ol. Kalbini, kapını, alnını açık tut.”
“Ahi’nin eli, kapısı, sofrası açık olmalı; gözü beli ve dili kapalı olmalı”
“Eşine, işine, aşına özen göster.”


“Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken, affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.”

YazBlogcu