Atatürk


Mustafa Kemal 1934'de Atatürk soyadını almıştır. Hiç bir büyük Türk, ondan önce "-Türküm!" dememişti. Türk, Osmanlıca'da kaba ve köylü demekti. Şehir efendisi alafranga; Osmanlı, alaturka ise, Müslüman'dı.

Atatürk Cumhuriyet'in onuncu yıldönümündeki kısa nutkunu şu sözlerle bitirmiştir.: "Ne Mutlu Türküm Diyene!"

O bir milliyetçi idi; fakat ırkçı değildi. Onun anlayışında vatan Türkiye, Türk'de Türkiye'li demekti. Bir gün kendisine:

-Ya öteki Türkler? Diye sormaları üzerine:

-Hepsinin vatanı burası. Hepsi için yurdumuzda yer var, cevabını vermişti.

Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, ebediyete intikalinin sene-i devriyesinde rahmetle, minnetle, saygıyla ve özlemle anıyoruz. Ruhu Şad olsun!

1 Kasım'dan Sonraya Bakmak


1 Kasım'da sandıktan kimsenin öngöremediği bir sonuç çıkmıştır. Alınan sonuç, AK Parti açısından bir başarı tablosudur. Bu başarıda, bütün süreçte ağırlığını hissettiren Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, aktif bir seçim kampanyası yürüten Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu'nun ve ayrıca bütün AK Parti kademelerinin rolü bulunmaktadır.

Türkiye'nin önündeki olumsuz koşullar göz önüne alındığında, ülkenin bir an önce bir yumuşama dönemine girmesi elzemdir. Başbakan Davutoğlu'nun pazar akşamı yaptığı konuşmalarda "Türkiye'yi her türlü kutuplaşmadan, her türlü çatışmadan, her türlü gerilimden çıkaracağız." şeklindeki sözleri, artık kendisinin de bu ihtiyacı hissettiğini gösteren önemli bir çıkıştır.
*               *               *
Sayın Davutoğlu'nun "Türkiye şu andan itibaren yapılan tartışmaları geriye bırakarak, gelecek hedeflerine odaklanmalıdır". "Milletimiz istikrar istedi, güven istedi, meselelerine çözüm istedi". "Demokrasiden, hukuktan, merhametten, şefkatten, sevgiden geriye bir adım gidilmeyecektir". "Herkesin hukuku güvence altındadır ve herkesin hukuku, 78 milyon vatandaşımızın hukuku mutlak şekilde korunacaktır". "Bütün vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği, fikir ve inanç özgürlüğü bizim teminatımız altındadır" sözleri iyimserlik yaratmıştır.

Bu alanda herkese, öncelikle de iktidara büyük sorumluluklar düştüğü tartışılamaz, İktidarın bu yönde toplumun bütün kesimlerini ikna edecek somut adımlar atmasını, "78 milyonu kucakladığı" yolundaki sözlerini gerçekten hayata geçirmesini diliyoruz. Gerilimlerin aşılabilmesi, aynı zamanda muhtelif mecralardan verilen mesajlarda gösterilecek özene de bağlıdır. Keza, ülkede giderek yaygınlık kazanan şiddet dilinin de bir an önce durdurulması gerekiyor.
*               *               *
Hürriyet olarak, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü hakim kılmak, devlet içindeki her türlü illegal yapılanmayla hukuk içinde mücadele etmek, ülkemizin çoksesliliğini yaşatmak, düşünce ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere tüm özgürlük alanlarını genişleterek demokrasiyi güçlendirmek, nefret ve ötekileştirme söylemlerine itibar etmeyerek birleştirici ve kaynaştırıcı bir rol oynamak ve terörü ortadan kaldırmak için atılacak her adımın yanında olacağımızı belirtmek isteriz.

Bu beklenti ve temennilerle 1 Kaşım seçim sonuçlarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını dileriz. HÜRRİYET GAZETESİ

Al Başkanlığı Ver Özerkliği


Merhabalar.

1 Kasım seçimleri sonucu, parlamentodaki milletvekili dağılım tablosu, siyasi partilere göre ele alındığında; “Al Başkanlığı Ver Özerkliği” pazarlığını kolaylaştıracak gibi görünüyor. Daha önce “Seni Başkan yaptırmayacağız!” diyen Demirtaş, şimdi ise "Başkanlık konusunu tartışabiliriz" gibi olumlu mesajlar vermeye başladı bile. 7 Haziran öncesinde ve sonrasında Meclis’te bu denge yoktu. 1 Kasım 2015 seçim sonucunda ortaya çıkan bu tablo, AKP ve HDP işbirliğiyle anayasa değişikliğinin yapılabileceğini göstermektedir. Çetin müzakereler sonucu oluşacak yeni anayasada Başkanlık karşılığında özerk bölgelere yer verileceği muhakkktır. Özerklik konusunu da vatandaşa “Özerklik, Başkanlık yönetiminin ruhunda var!” diye işin içinden çıkacaklardır.

Kim bilir bizleri daha ne sürprizler bekliyordur!..

Selam ve dualarımla
Recep Altun