Affetmem


Gök gürültüsü doldu, bulanık gecelerime
Yağmurlar şakradı, gönül pencereme
Yalnızlık bir çare ki, kanayan yüreğimde;
Çilesini çekiyorum şimdi
O zalimi sevsem de, sevmesem de.

Bizim aşkımız tertemizdi
Eli elime bile değmedi
Birkaç mektup, birkaç resim
İşte, hepsi bundan ibaretti.

Elbet bir gün karşılaşırız
Hal, hatır sorarız
Havadan, sudan değil de
Eskileri yadederiz.

Geldiği zaman veda vakti
Sarılırım ona bir kardeş gibi
Ama bu sefer affetmem
Tutarım, o tutamadığım eli.

YazBlogcu

Haya


Kırdım kalemi, bir şey gelmez elimden
İstediğin buydu; al senin olsun meydan.
Kötülerin dalı olmaz, gölgesi olmaz;
Zarar gelmez adama, mert oğlu mertten.

Elimizde sazımız, dalımızda heybe
At koşturduk yıllarca biz bu yerlerde
Çaldık, söyledik ne varsa güzellikte
Beraberdik her sevinçte ve kederde.

Geçici bir oyun ve oynaştır bu dünya
Tek bir gerçek var; varsa, o da haya
Bu dünya ne sana kalır, ne de bana
Kalsaydı, kalacaktı Sultan Süleyman'a...

Recep Altun Kaman-Kırşehir