İstiklal Marşımız


İstiklal Marşı’nı anlamak için onun hangi şartlarda yazıldığını bilmemiz ve onu bu çerçevede değerlendirmemiz gerekmektedir. İstiklal Marşı, milletimizin mücadele ruhunu ve sahip çıktığı temel değerlerini yansıtmakla birlikte Müdafa-i Hukuk'un da manifestosudur.

Türk Milleti’nin zaferini, yüceliğini ve bayrağımızın kutsallığını en güzel duygularla anlatan İstiklal Marşını, Mehmet Âkif, Türk Milleti’nin eseri olarak kabul ettiği için Safahat’ına koymamış ve Kahraman Ordumuz’a hediye etmiştir. 

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı ve mısralarına “Korkma” sözüyle başlayarak büyük fedakarlıklarla kazanılan İstiklal Mücadelesinde Türk Milletine cesaret ve sabır aşıladığı, hislerine tercüman olduğu, milletimizin bağımsızlıktan asla vazgeçmeyeceğini haykırdığı İstiklal Marşımızın kabul edilişinin yıldönümünde, bizlere bugünleri armağan eden Büyük Önder Atatürk olmak üzere, 

İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy ve bestecisi Osman Zeki Üngör ile bütün kahramanlarımızı minnetle yad ederek Allah’tan rahmet diliyor, bu anlamlı günün yıldönümünde tüm blogger kardeşlerime en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Gitme


Seslendi…
Başımı çevirdim.
Sonra sustu…
Soramadı ve yutkundu.
Gözlerine baktım, durdu…
Gözleri “gitme” diyordu.
“Nereye gidiyorsun?” diye sordu.
Sesi kulağıma değil,
Yüreğime düşen bir kordu.
“Ben gidiyorum“ dedim.
O, bunu biliyordu.
Gideceğim için korkuyordu,
Ama bir türlü “gitme” diyemiyordu.
“Gitme!” demek onun için ne kadar zordu.
Benim de gitmekten başka çarem yoktu.
Ve olan oldu…

Recep Altun

Sallanıp Durma























Ayaklarım taşımıyor artık, yorgun bedenimi
Avuçlarına al da ısıt, ne olur üşüyen ellerimi
Ölümün korkusu sarmışken halsiz bedenimi
Sonsuzluğa ulaşma hissi, artırıyor sevincimi

Niye geldik, niye burdayız, bilmeden yaşadık!
Bu dünyayı,  hep böyle devam edecek sandık!
Oysa; bilseydik bir sonu var, yalan dünyanın
Farkında olmadan taptığımız putları kırardık! 

Allah, hiçbir kulundan umudunu kesmemiştir
Firavundan bile çok güzel şeyler beklemiştir
Eğer sen, içindeki cevherden hala bihabersen
Sallanıp durma, bakarsın ecel kapıya gelmiştir.

Recep Altun

Ülkemin Kadınları

Ülkemin Tüm Kadınlarına İthaf Olunur!





















Onlar değil mi, uykusuz gecelerin meleği
Bir gecede kaç kez sarar, sarmalar beleği
Yavrularını merhametle kucaklar yüreği
Erine eş, çocuklarına ana olmaktır dileği.

Dövülsün diye değil,  sevilsin diye yaratıldı
Cennet-i  ala’dan,  Adem' le birlikte atıldı
Namussuz  masalarda bir eşya gibi satıldı
Kadına; kadın gibi değil, şeytan gibi bakıldı.

Kızgın arap çöllerinde kumlara gömdüler
Hergün eziyet ettiler; dövdüler, sövdüler
Nice çiçekleri koparıp, bir çelenge ördüler
İslam’ın doğan güneşiyle hayata döndüler.

Kurtuluş  savaşımızın kahraman Elif’leri
Gece gündüz omzunda  taşıdı  mermileri
Bu cefakar kadınlara, bilmem ki ne demeli
Onlar birer vefa abidesi; sayılıp, sevilmeli.

Yazık değil mi, bir bir soluyor, nadide çiçekler
Yeter artık diyelim, kırılsın kadına uzanan eller
Her Mart ayından sonra geçiyor nice seneler...
Bu canileri adam etmek, yine size kaldı anneler!.

Recep Altun
06 Mart 2012- Ankara

Kadar


Ben düşünüp yazana kadar, sen okursun...

Son İmtihan


Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır
Zira ki divaneye vuslat zor imtihandır.

Hilâli görmek için yıldız titrer gecede
Türaba düşen dane mutludur işkencede
Tandırda huzur bulur, hamur da neticede
Âşıkların kaderi yollarda terk-i candır.

Şeker suda su olur gayesidir muhtacın
Cennetleri görmemek izahıdır miracın
Pervane şemde yanar gereğidir mizacın
Zira ki divaneye vuslat zor imtihandır.

Ekrem Yalbuz 

 
Sayın Mustafa Ceylan Üstadın yeni nazım önerilerinden, Batı kökenli Triyole şiirinin değişik şekli. Bizim şiir anlayışımıza, izah tarzımıza ve kafiye düzenimize daha uygun. Bir beyiti, iki dörtlüğün altına paylaştırmak. Her kural, denemelerle bulundu. Denersek ne kaybederiz? Arkadaşlarıma denemelerini tavsiye ederim. Tadı, düz şiirden daha iyi.  Her alanda denemelerle, aramalarla güzele ulaşıldı. Şiirdeki deneme ve arayışlar,  mevcudu tüketme değil, yeni güzellikler keşfetmektir. 

Kaynak:Yeni Edebiyat Akımı Gülce