Adaletsiz ve Yanlış Uygulama


Merhabalar.
Bugün 05 Ocak 2019, günlerden Cumartesi. Ücretli poşet uygulamasına geçeli, bu günü saymazsak dört gün olmuş. Ankara Sanayi Odasında gerçekleştirilen, Çevre ve Sanayi İstişare Toplantısı'na katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, plastik poşet kullanımının yüzde 50 azaldığını söylemiş. Hemen böyle dört günde plastik poşet kullanımıyla ilgili söz konusu istatistiki bilgiye nasıl ulaşmışlar, ben pek bir anlam veremedim.

Gerçekten plastik poşetlerin çevre kirliliği yarattığı ve insan sağlığını olumsuz etkilediği bir gerçek. Ülkemizde aşırı derecede bir plastik poşet savurganlığı yapıldığını da biliyorum. Plastik poşetlerin geri toplamından üretilme maliyeti, yaklaşık normal üretim maliyetinden 100 kat daha fazla olduğunu da öğrendim. Bu bağlamda plastik poşet kullanımını nasıl azaltırız noktasından harekete geçen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ücretli poşet uygulaması ile ilgili daha önce hazırlanan ve 27.12.2017 tarih ve 30283 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile, söz konusu plastik poşetlerin tüketiciye ücretsiz verilmeyeceği ve poşet başına da tüketiciden 25 kuruş tahsil edileceğini hüküm altına almıştır.

Bana göre bunun adı, doğrudan milleti hizaya getirmektir. Niyetiniz üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek ise, getirilen uygulama bu söze aynen uyuyor. Yok gerçekten üzüm yemek istiyorsanız o zaman başka alternatifler bulun. Madem plastik poşet çevreye ve insan sağlığına zararlı, niye tümden kaldırmıyorsunuz da tanesini 25 kuruştan millete satıyorsunuz? Oysa, bu işten kim para kazanıyor? Alışveriş merkezleri, satıcılar. .. Ceremesini kim çekiyor? Tüketiciler, yani millet. Alışveriş merkezleri geri dönüşümlü ve sağlıklı malzemelerden üretilmiş poşetler kullansınlar. Neden bu işin yükü, gelir seviyesi düşük insanlarımıza yükleniyor? Gelir seviyesi düşük insanlarımız için bu 25 kuruş, çok ama çok önemli. Bu adaletli bir uygulama değildir. Ücretli poşet uygulamasının iptal edilerek, yerine daha adaletli ve mantıklı bir çözüm getirilmesi halinde; hem gelir seviyesi düşük insanlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesi,  hem de çevre kirliliğinin önlenmesi açısından daha yararlı olacağı kanaatindeyim.
Selam ve saygılarımla.

Hoş Geldin 2019


İyisiyle-kötüsüyle, acısıyla-tatlısıyla, bir yılı daha geride bırakmanın ve yeni bir yıla kavuşmanın sevinç ve heyecanını ister istemez hepimiz yaşıyoruz. Bir önceki yıldan umduğunu bulamayanlar, umutlarını bu yeni yıla bağlamak durumundalar. Çünkü umutsuz ve hayalsiz yaşanmıyor. İnşAllah bu yeni yılda umutlarımız gerçek ve mutluluklarımız sonsuz olur. 

Güzel ülkemizin PTT adında bir kamu kurumu vardı. Bunu hepiniz bilirsiniz. Geçenlerde bir işim dolayısıyla PTT'nin Ankara Ulus'ta bulunan merkez şubesine gitmiştim. Orada bir standında yukarıda sizlerle paylaştığım tebrik kartlarını gördüm ve bir kaç tane hatıra kalsın diye bu kartlardan aldım. Eskiden birbirlerimize yılbaşılarında ve bayramlarda tebrik kartları gönderirdik. Gelişen günümüz teknolojisi, tüm bu güzellikleri bizlere unutturdu. İlerleyen yıllarda kim bilir, daha ne güzelliklerimizi raflara kaldıracağız.

2019 yılında umutlarınız gerçek, mutluluklarınız sonsuz olsun. Mutlu yıllar...

Ömür



Günler, aylar, yıllar su gibi geçiyor. Zaman hepimiz için mukadder olan sona doğru akıp gitmekte. Biz hayatımızın farklı dönemlerine hızla adım atarken, ömür sermayemiz de her geçen gün tükenmekte. Bakınız ölüm gerçeği karşısında Yunus’umuz, tendeki canımızı nasıl tasvir etmekte:

Vaktinize hazır olun,
Ecel vardır, gelir bir gün.
Emanettir kuşça canın,
Sahip vardır, alır bir gün.

Dünya hayatı, her canlı için fanidir. Nefeslerimiz sayılıdır. Buna rağmen insanoğlu sahip olduğu nice değerleri bilinçsizce tüketmekte, nice yozlaşmalara maruz kalmaktadır. Ebedi alemi kazanmak üzere bahşedilen ömür sermayesi, nice sorumsuzluklara, israflara, hoyratça kurban edilmektedir.

Oysa, ömrün her bir günü, her bir saati, her bir dakikası, hatta her bir anı kazanıma dönüştürülmelidir. Şüphesiz kazanımlarımız da Salih amellerimizdir. Zira dünyadan ukbaya tevarüs edeceğimiz yegane varlığımız, yararlı işlerimiz ve güzel amellerimizdir.

Öyleyse, bir senenin daha sonuna geldiğimiz şu günlerde hayatımızı gözden geçirelim ve kalan ömrümüzü ahiret sermayemizi artırmak için iyi değerlendirelim.

Kaynak: Diyanet Takvimi

!..


Bu yazımda noktalama işaretlerinden ünlem ve ünlemden sonra konulan iki noktadan bahsedeceğim. Türk Dil Kurumunun "Noktalama İşaretleri" ile ilgili açıklamalarında ünlemden sonra üç değil sadece iki nokta konulmasının yeterli olacağı yer almaktadır. Bir diğer husus da ünlemle birlikte bu iki noktanın hangisinin önce, hangisinin sonra kullanılmasıyla alakalıdır. Gerek sosyal medya platformlarında, gerekse internet üzerinden yayın yapan site ve blog sayfalarındaki metinlerde yapılan paylaşımlarda cümlenin sonuna önce üç, iki ya da bir nokta ve ardından da ünlem işaretinin konulduğunu sıkça görmekteyim. Bu kullanım şekli belki sizin de dikkatinizi çekmiştir. 

Türk Dil Kurumunun noktalama işaretleri ile ilgili açıklamalarına bakmadan önce, ben hep ünlemin kullanılması gerektiği cümle sonlarına önce ünlem işaretini, ondan sonra da iki nokta işaretini koyardım. Gerek sosyal medya platformlarında, gerekse internet üzerinden yayın yapan site ve blog sayfalarındaki metinlerde önce üç nokta daha sonra da ünlem işaretinin kullanıldığını sıkça görmem üzerine, bu noktalama işaretlerini  ben mi yanlış kullanıyorum diye tereddüte düştüm ve Türk Dil Kurumunun noktalama işaretleri ile ilgili açıklamalar bölümünü incelediğimde kullanılması gereken cümle sonlarında önce ünlem işaretinin daha sonra da iki noktanın kullanılması gerektiğini okudum. Ben bu noktalama işaretleri ile ilgili kuralları daha ortaokulda öğrenci iken öğrenmekle birlikte yazılarımda da bu kurallara uymaya özen gösterirdim. 

Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan işaretler sistemidir. Toplu yaşamanın gerekli kıldığı en yararlı araçtır. Böylesine önemli bir aracın doğru kullanılmasının da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Düşüncelerimizi ve duygularımızı en etkili ve doğru biçimde yazıya dökmenin yolu, bence dili iyi bilmek ve kullanmaktan geçer diyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.