Büyük Buluşma



Macaristan’ın Bugac kasabasında 12 Ağustos 2012 Pazar günü başlayan ve 3 gün sürecek olan  2. Dünya Türk-Turan Kurultayı’na 21 ülke katıldı. Dünya Türk-Turan Kurultayı’nın resmi açılışı Macaristan Parlamentosu Başkan Vekili Sandor Lezsak’ın konuşmasıyla başladı. Binlerce ziyaretçinin yer aldığı kurultayın ilk gününde eski Macar-Hun ve Türk kültürlerinin, ayrıca doğudaki bozkır atlı göçebe kültürlerinin tanıtım gösterileri sunuldu.

 
Macaristan Turan Birliği tarafından organize edilen kurultaya bu yıl rekor derecede katılımın olduğunu açıklayan organizasyon başkanı Türkolog ve antropolog Andras Biro, 2010 yılındaki kurultaya 18 ülke katılırken, bu yıl 21 ülkenin katıldığını ifade etti. Orta Asya Türk kökenli 200 otağın kurulduğu, 350 süvarinin savaş sanatlarını sergileyerek Türk kavimlerinin geleneksel özelliklerini tanıttığı kurultayda Türkiye’yi AKP Manisa Milletvekili, aynı zamanda Türk-Macar Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Eşbaşkanı olan Dr. Selçuk Özdağ ve AKP Kütahya Milletvekili Prof.Dr.Vural Kavuncu temsil etti.


Özdağ, Orta Asya Türk kavimlerinin Macaristan’da buluşarak birbirleriyle akraba ve kardeş ilişkisi kurmasının kendisini duygulandırdığını ifade etti. Türklere ve Türk kavimlerine gösterdiği yakın ilgiden dolayı Macar halkına teşekkür eden Özdağ, 21 ülke bayrakları arasında KKTC bayrağının da bulunmasının kendisini ayrıca memnun ettiğini kaydetti.

Bir yanda Avrasya, bir yanda güçlü bir Türk dünyası Hillary'nin işi zor!

Kaynak Haber: Yeniçağ Gazetesi (13.08.2012 Pazartesi)  


Can Sıkıntısı


Bugün ne yazacağıma bir türlü karar vermedim. Bir ara çimentonun hikayesini yazayım diye düşündüm, sonra çimento nere, blog ortamı nere, dedim ve tekrar vazgeçtim. Evden çıktım, çarşı pazar bir dolaştım, aklıma yazacak hiçbir şey gelmedi. Aslında yazacaklarım çok da bir türlü elim varmıyor. “Türk’üm” diyemiyorum, “Kahrolsun PKK” diyemiyorum, “Vatan, Millet, Sakarya” diyemiyorum. Bu günlerde sadece Müslümanım diyebiliyorum. Ona da Avrupa Birliği karşı çıkıyor ve çıktığı için de Cuma günü hutbede imam efendiye "Allah katında şüphesiz tek din İslamdır." ayetini okutturmuyor.

Hal böyle iken, bir ara “derkenar”a kafamı takmıştım. Baktım o da içi boş bir şey. İçi dolu bir şeyler arıyorum ama bir türlü bulamıyorum, ya da bulmak istemiyorum… Ben de artık can sıkıntısından ne yapacağımı bilemediğim için, oturdum blog sayfamın şablonunu değiştirdim. Nasıl güzel olmuş mu yeni blog sayfamın arayüzü arkadaşlar?

İşte, koca bir gün daha kendini tüketmek üzere, şurada akşama ne kaldı ki. Günler böyle geçip gidiyor işte. Küçükler büyüyor, bizler yaşlanıyoruz. Son olarak Cenab-ı Allah’a içimden şöyle yakarmak geldi: “Ey alemlerin Rabb’i, Rahman ve Rahim olan Allahım. Dönüş elbette Sana’dır. Bizler de Sana döndüğümüzde, bizi mensubu olduğumuz milliyetimizden değil, müslümanlığımızdan sorgulayacaksın. Bu bağlamda bizleri, Senin ipine sımsıkı sarılan ve İslam’ı da gereği gibi yaşayan ve yaşatan kullarından eyle. Amin!..

Recep Altun

Hakkari

"...Artık durumun aciliyetini anlamıyorsanız, bence duymanız gerekenleri duymama çabası içindesiniz demektir. Evet, yeni Vahdettinler, genç Osmanlılar aynı kendilerinden öncekiler gibi Türkiye'nin parçalanmasında ilk ve önemli adımı da atmış durumda. Üzüldüğüm nokta ise BU KADAR AZ SAYIDA İNSANIN ÜLKESİNİN GELECEĞİ KONUSUNDA ENDİŞE DUYUYOR OLMASI. Gerisi gününü gün ediyor? Aynı Pompei'nin son günleri gibi..."

Yukarıdaki pasaj; bugün okumak üzere aldığım Yeniçağ gazetesinin köşe yazarlarından Savaş Süzal'a aittir. Yazar, köşesindeki makalesine "Hakkari Parçalanmanın Başlangıcı" başlığını atmış. İlgimi çekti ve makalesini sonuna kadar okudum. Makalenin içindeki en can alıcı nokta olarak tespit ettiğim pasajı sizlerle paylaşmak istemekle birlikte bu konudaki görüş ve düşüncelerinizi de almak istiyorum. Bu konuda endişe duyanlara şimdiden teşekkür ederim.

Recep Altun

Heybeliada Ruhban Okulu

ALLAH KATINDA DİN, ŞÜPHESİZ İSLAM’DIR (Al-i İmran/19.Ayet)

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler
ve ne de  Hıristiyanlar asla senden 
razı olmazlar. Eğer onların arzu ve 
keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, 
Allah’tan sana ne bir dost, ne bir 
yardımcı vardır. (Bakara/120. Ayet)

Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları 
dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin 
dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost 
edinirse kuşkusuz o da onlardandır. 
(Maide/51. Ayet)



Heybeliada Ruhban Okulu’nu ziyaret eden ABD’nin Avrupa ve Asya İşleri’nden sorumlu Dışişleri Bakanı Yardımcısı Philip H. Gordon,  “ABD olarak buranın açılmasını güçlü bir şekilde destekliyoruz.” demiştir.  Kendini eyalet valisi gibi gören Gordon daha da ileri giderek, Ruhban Okulu’nda “açın bakalım, bundan sonra geldiğimde kapalı görmeyeyim” gibi söylemlerde bulunmuştur. Gordon kim oluyor da bu tür söylemlerde bulunabiliyor.  Türkiye’yi ne zannediyorlar, burası Dingo’nun ahırı mı, yoksa muz cumhuriyeti mi? Türkiye’nin kendi kanunları var ve kendine tabi olan bir ülkedir. Ama, ABD’den emir alıyorsan, elbette Gordon gibi kendini bilmezin biri de gelir Ruhban Okulu’nun açılması ile ilgili Türkiye’ye böyle emirler yağdırır. 


Oysa, Ruhban Okulu zaten açıktır ve  her an faaliyetine başlayabilir.  Gordon’u okulda karşılayan papaz da Atatürk’ün “en hakiki mürşit ilimdir sözü var” diyerek işi nereden nereye götürüyor. Oysa, Atatürk’ün burada kastettiği ilim pozitif ilimdir. Ruhban Okulu’ndaki ilimle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.

Zurnanın son deliği olan bir adam geliyor ve Türkiye’ye böyle emirler yağdırıyor. İçine düştüğümüz durum bu. Bu bağlamda Türk dış politikasının başarılı olmadığını söylemekle birlikte Türkiye’nin dış politikada ağırlığının da kalmadığını söyleyebiliriz.

Hainler



ABD KUKLASI BARZANİ’NİN KANDİL’DE BESLEDİĞİ, AKP’NİN “AÇILIM”LA, MÜZAKEREYLE ŞIMARTTIĞI HAİNLER; ÇUKURCA’DA 3 KARAKOL VE BİR ÜSSE EŞ ZAMANLI SALDIRI DÜZENLEYEREK 6'SI ASKER, 2'Sİ GEÇİCİ KÖY KORUCUSU OLMAK ÜZERE 8 VATAN EVLADINI ŞEHİD ETTİLER...

ATEŞİN DÜŞTÜĞÜ YERİN VE VATANDAŞIN YÜREĞİ KAN AĞLIYOR...  ACABA BU ÜLKENİN BU HALE GELMESİNDE KATKISI OLANLARIN DA YÜREKLERİ KAN AĞLIYOR MUDUR Kİ?..