Kur'an'da Başörtüsü


"Kadınlar başörtülerini göğüslerinin üzerine salsınlar." (Nur:24/31) Ayet, göğüs aralarını, başörtüleriyle örtme buyruğunu içeriyor. Ayet, başörtüsünü (hımar) buyurmuyor, fakat onu zikrediyor. Çünkü o, Arap kadınının başını örtme geleneği idi. Nitekim Arap erkeklerinin baş örtme geleneği de sarık idi. Ayet, başörtüsünü açıkca buyurmuyor, ancak Arapların süregelen (geleneksel) bir giysisi olarak onu zikrediyor.

Fakihlerin çoğu, bu geleneğe göre saçın açılmasını haram kılmışlardır. Fakat buyruk ayrı şeydir, zikretmek ayrı şeydir. Bizim fıkhımıza (anlayışımıza) göre haram ve helal kılma konusunda yoruma gereksinim olmayan açık buyruğu alırız.

Buna göre, İslam'ın dürüst ve akılsal duruşu da harhangi bir kız öğrencinin saçları açık olarak fakülteye girmesine bir tereddüdün olmamasını gerektirir. Çünkü ilim öğrenmenin önemi saçı örtmekten daha büyüktür. İslam, ilmi ibadetten üstün tutmuştur.

"Kadınlara söyle üstlüklerini üzerlerine alsınlar." (Ahzab:33/59) ayetine gelince, tefsirciler onun peçe olduğunu söylediler. Bu ise uzak bir görüştür. Ancak kastedilen, kadının giysisi cismini göstermiş olmasın ki kimileri onlara takılmasın.

Cemal el-Benna

Kaynak: Prof.Dr.Hüseyin Atay (Kur'an'a Göre Araştırmalar VI) Sayfa:64

Blog İzlemeyi Durdurma



Merhabalar Sevgili Blogger Arkadaşlarım.

Blog sayfamla ilgili teknik bir sorunu çözebilmek için takibime aldığım tüm bloggerlerin sayfalarının izlenme işlevini durdurmak zorunda kaldım.

Sayın arkadaşlarımdan bu işlemden dolayı özür diler, söz konusu izlemeyi durdurma işlemini yanlış anlamamaları konusunda bilgilerini istirham ederim.

Selam ve dualarımla.

Kaybettiklerimiz


Bu siyah beyaz fotoğraf karelerinde yer alan anıları kaleme almak istedim ama yapamadım. Gözlerim sızladı ve yüreğim ağladı. Diyeceksiniz ki, "insanın gözleri ağlar ve yüreği sızlar", siz de nasıl oluyor da tam bunun tersi oluyor? İnanın ben de bir anlam veremedim ama,  fotoğraf karesine saatlerce baktığımda halet-i ruhiyemden öyle hissettim.

Fotoğraf karesindeki kadınların üçü de rahmetlik oldular. (Cenab-ı Mevla rahmetiyle muamele eylesin.) Arka tarafta görülen tüm binalar da istimlak edilmek suretiyle yıkıldı. Şu fotoğraf karesinden geriye ne kaldı ki? Hiç bir şey! İşte bu fotoğraf karesi, insanın bakan gözlerini sızlatıyor ve hisseden yüreğini de ağlatıyor.

En soldaki bizim Sultan ebemiz yani annemin amcasının hanımı; sağolsun anneme çok yardımcı olurdu ve her işinin ucundan tutardı, fotoğraf karesinde olduğu gibi. Ortadaki  annem Gülsüm'dür. Onun sağındaki de komşumuz Meri bölemizin kızı Makbule abladır.

Burası bizim istimlak edilmek suretiyle yıkılan eski evimizin önü. Yılını tam hatırlamam mümkün değil, çünkü fotoğrafı çeken kardeşim arkasına bir tarih düşmemiş ama 1975-1984 yılları arasından biri olabilir. Aylardan ya Temmuz,  ya da Ağustos'tur. Çünkü fotoğraf karesindeki görünüme göre kışlık bulgur, yarma ve düğül hazırlığı yapılmaktadır. 

Bu fotoğraf karesindeki zamana geri dönmek için insan neler feda etmez ki?.. Ama dönmek ne mümkün! Yaşadığımız her anın kıymetini bilmeden saniye saniye nasıl kaybediyorsak, işte o fotoğraf karesindeki zaman da kaybedilmişlerden bir anıdır. İyi ki bu teknoloji varmış, yoksa bu görüntüleri sadece zihnimizde ve ancak kendi kendimizle paylaşacaktık. Oysa şimdi,  tüm dünya ile paylaşabilme imkanına sahibiz. 

Bu vesileyle bizlere bu imkanı sağlayanlara da müteşekkir olmamız gerektiğini hatırlatmama bilmem gerek var mı?..

Herşey gönlünüzce olsun.

Recep Altun





Ayşe İrem Bayındır



Yukarıda fotoğrafı görülen 5 yaşındaki Ayşe İrem Bayındır’a LÖSEMİ teşhisi konulmuş öğretmen bir anne ve babanın çocuğudur. Ayşe İrem Bayındır, şu anda  ÜSTKAYNARCA/PENDİK Marmara üniversitesi Eğitim Araştırma hastanesinde lösemi tedavisi görmektedir. Ayşe İrem Bayındır’a kemoterapi uygulandığı için her gün “B rh (-) “ taze kana ihtiyaç duyulmaktadır. Her gün istenilen ve çok zor bulunan “B rh (-)” grubu kan verebileceklerin, aşağıdaki cep telefon numaralarından aileyle irtibata geçmeleri istirham olunur.

Söz konusu bu yardım çağrısı ile ilgili duyuruya sizler de kendi blog sayfalarınızda yer vermek suretiyle daha geniş bir kitleye duyurmanın verdiği hazla sevgili Ayşe İrem Bayındır’a kan vermiş kadar mutlu olabilirsiniz.

BABASI Bilal Bayındır 0 505 357 72 41  DAYISI Erol Sarısoy 0 539 834 20 80
 
NOT:  Aldığımız bilgilere göre şu anda yeterli sayıda vericiye ulaşılmış olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Bu konudaki duyarlılığınıza ve yardımlarınıza çok teşekkür ederim.