Bedeli Hayatım Bile Olsa


A.B.D. li Reji Roger Young tarafından yönetilen, Eski Ahit'in anlatımıyla baş rollerini Ben Kingsley ve Poul Mercorio'nun paylaştıkları orjinal adı "joseph" olan 1995 yılı yapımı Hz.Yusuf filmini, ihtiyaç duydukça izlerim. Bu filmi izlerken adeta kendimi o zamanın içinde buluyorum ve bu beni hem mutlu ediyor, hem de çok rahatlatıyor. Söz konusu filmin senaryosu her ne kadar Kur'an-ı Kerim'de anlatılan kıssaya bire bir uymuyorsa da özü itibariyle pek bir farklılık yoktur. 

Hz.Yusuf filminin beni en çok etkileyen tarafları ise: Cenab-ı Hakk tarafından ona verilen rüyaları yorumlama melekesi, köle olarak satılması, firavunun müdürü Potifar'ın karısının Hz.Yusuf'tan murad almak istemesi ve Hz.Yusuf'un bu isteği reddetmesi ve reddetmekle birlikte bu konuda iftiraya uğraması ve hapse düşmesi, firavunun rüyalarını yorumlaması ve Mısır'a vali olarak atanmasıdır.

Filmde verilmek istenen mesajları yukarıda saydığım gibi bir kaç konuda toplamak mümkün olmakla birlikte benim için önemli olan ve beni çok etkileyen bir yönü daha vardır ki,  bu bölümün bir kesitini alarak sizlerle paylaşmak istedim. Çok kısadır, lütfen izleyin ve Hz. Yusuf'un, "bedeli hayatı bile olsa, inancının sadece Tanrı'sına eğilebilmesine izin verdiğini"  söyleyerek firavunun karşısında eğilmediğine şahit olacaksınız. 

Günümüz müslümanları olarak bizlerin bırakın can korkusunu bir tarafa, çok basit çıkar ve menfaatlerimiz için bile ne firavunlar karşısında eğilmediğimizi kim söyleyebilir? 

Oysa, Sabahattin Gencal hocamızın "Damla" blog sayfasında paylaştığı Alak suresinin 19. ayetinde Cenab-ı Hakk; Cenab-ı Peygamber'e dolayısıyla bütün müslümanlara bir mesaj iletmektedir: "Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyin. Secde edin yani yalnız Allah'a teslim olun, boyun eğin ve yaklaşın." 

Selam ve dualarımla
Recep Altun

Her Zaman Kur'an-ı Okumak

Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "HER ZAMAN KUR'AN-I KERİM'İ OKUMAK"


HER ZAMAN KUR'AN-I KERİM'İ OKUMAK

Kur'an'dan istifade etmek için hangi konuda olursa olsun yalnızca Kur'ana başvurulmalıdır. Her ihtiyaç duyulduğunda okunursa daha önce defalarca okuduğu ayeti sanki ilk defa okuyormuş ve farkına varıyormuş gibi ihtiyacına göre bir mana çıkarılacaktır. Kişinin, boş zamanlarında Kur'an'ı rastgele açıp, bakalım neler var, diye yeni bir şey bulmak amacıyla okuması da çok önemlidir. Böyle bir durumda veya başka bir durumda insan yeni şeyler öğrenecektir. Başımdan çok geçmiştir. Kur'an'ı okurken öyle ayetlerle karşılaştım ki, bana sorulduğunda cevabını veremeyeceğim meseleleri gayet açık cevaplıyordu. Sanki ayeti o güne kadar hiç görmemiştim. İşte, Kur'an'ın her konuyu bir arada zikretmemesinin bir hikmeti de bu olabilir.

İnsan aklında olan bir soruya veya Kur'an okurken aklına gelen bir soruya cevap verememiş olabilir. Ama Kur'an'ı devamlı okumaya ve cevap bulmaya çalışırsa, çoğu kez o sorunun cevabını başka bir ayette bulabilir. Onun için daima Kur'an okunmalıdır.

Prof. Dr. Hüseyin Atay
(Kur'an'a Göre Araştırmalar - VI)

Bir sonraki konu başlığımız: "Eski ve Yeni Söylenenler"