Peygamber'in Anlayışı

Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "PEYGAMBER'İN ANLAYIŞI"



PEYGAMBERİN ANLAYIŞI

Kur'an'ı ilk anlayan ve tefsir eden, şüphesiz Hz. Muhammed'dir. Bu görev ona Allah tarafından ayrıca verilmiştir. Fakat, Hz. Peygamber'in tefsirini ve açıklamalarını da tasnif etmek lazımdır. Bütün açıklamaları aynı derecede değildir. Bunları iki şekilde değerlendirmek mümkündür.
a.      Sezgi veya ilhama dayanan açıklamaları: Kur'an gibi vahiy olmadıkları için Kur'an derecesinde zikredilmemiştir. Bu arada şunu söylemek gerekir ki, bazen gerekli açıklamaları Kur'an'ın kendisi yapmaktadır. Allah bir ayeti göndererek anlaşılmayan başka bir ayeti açıklamıştır.
b.      Hz. Peygamber'in kendi anlayışları, yorumları: Bunlar onun içtihadı sayılır. Bunların derecesi ilk gruptakiler kadar kesin değildir. Hz. Peygamber, yaptığı yorumlarla bir açıklama ve anlama örneği vermiştir. Ancak, bütün açıklamaları Kur'an'ın vahyi gibi ilzam edici değildir. Başka şekilde anlaşılması mümkün ve ihtimal dahilinde ise de, o mana da doğru olabilir.
Prof. Dr. Hüseyin Atay
(Kur'an'a Göre Araştırmalar- VI)

Bir Sonraki konumuz: Din-Din Kültürü

İlkelerine Göre

Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "İLKELERİNE GÖRE"



İLKELERİNE GÖRE

Kur'andaki ilkeler maddi yani lafzi veya sözlü ilkeler ve manevi ilkeler olmak üzere ikiye ayrılır.
Maddi - sözlü ilkelerden Kur'an'da açıkça kelimelerle ifade edilen ve anlatılan ilkeleri kastediyoruz. Bunlar, hakkında açık bir ayet bulunan veya açık anlamlı bir ayete dayanan ilkelerdir. Bu kural, Kur'an'da zikredilen her türlü hükmü içine alır. Kur'an'ı anlamaya çalışırken aynı konuyu ilgilendiren bu ilkeleri de hesaba katmak şarttır.

Manevi ilkeler de Kur'an'ın herhangi bir ayetinde açıkça belirtilmeyen, fakat maddi ilkelerin bir kısmının veya hepsinin bütünlüğünden anlaşılan ilkelerdir. Aslında bu ilkeler maddi ilkelerden daha güçlüdür ve yoruma tabi tutulması da oldukça zordur. Ama maddi, lafzi ilkeleri yoruma tabi tutma ihtimali bulunabilir. İşte Kur'an'ı anlamaya çalışırken bu manevi ilkeleri de köşe taşı ilkeleri ve kavramları olarak kabul etmek gerekir. Mesela, Hz. İsa'nın göğe çıkışı ve kıyamette yere ineceği meselesinin İslam'ın ve Kur'an'ın manevi ilkelerine aykırı oluşu maddi ilkelerine aykırı oluşundan daha güçlüdür. Çünkü maddi lafızları istenilen şekilde yorumlama imkanı bulunmaktadır. Ama manevi ilkeler yoruma gelmez. Bu manevi ilkeler yalnız Kur'an'ın lafzi ve maddi ilkelerinden doğmaz. Manevi ilkelere, kainatta Allah'ın uyguladığı kanunlara uygunluktan doğan ilkeleri ve yöntemleri de katmak gerekir. Onlarla bütünlük içinde, uyum halinde olmaları şarttır.

Prof. Dr. Hüseyin Atay 
(Kur'an'a Göre Araştırmalar VI)

Bir sonraki konumuz: "PEYGEMBER'İN ANLAYIŞI"


Nesih


Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "NESİH"

Hz. Musa ve On Emir
NESİH

Kur'anda nesih olmadığını kabul ederek ayetler arasındaki ilişkileri ve bu ayetlerin kendi içlerinde taşıdıkları mananın ne demek olduğunu anlamak için ayeti aynı konu ile ilgili diğer ayetlerle karşılaştırarak mana vermeye önemle dikkat etmek gerekir. Diğer dinlerde var olan neshin Kur'anda olmadığını iyi anlamak ve birbirine karıştırmamak lazımdır. İlahi kitaplardaki neshi inkâr etmeye imkan yoktur. Her sonraki bir öncekinin tıpkı nüshası değildir. Kur'andaki önceki ilahi metinlere benzer görülen anlam ve ifadeler doğrudan onlardan aktarılmış olmayıp Allah tarafından yeniden ifadelendirilmiştir. Bu üslup ve ifade değişikliği de onları neshetmek sayılır. Çünkü onların anlamına değişiklik getirmiştir. "Biz sildiğimiz veya unutturduğumuz herhangi bir sözün daha iyisini veya benzerini getiririz."(1)

Prof. Dr. Hüseyin Atay
(Kur'an'a Göre Araştırmalar VI)

DİP NOT:(1) Bakara 2/106.

Bir sonraki Konumuz: "İLKELERİNE GÖRE"

Dil Felsefesi ve Kıssalar


Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "DİL FELSEFESİ ve KISSALAR"


DİL FELSEFESİ

Kur'an'ın kelimelerinin etimolojisini ve dil felsefesini iyi bilmek gerekir. Bu, sebeple ilgilidir. İkincisi, cümle yapısını da çok iyi bilmeye gerek vardır. Bu, sarf ilmi ile ilgilidir. Üçüncü olarak belagatını yani normal manaya göre yapılan değişiklikleri ve vurguyu da iyi bilmeye ihtiyaç vardır. Bu da belagat veya hitabet ilmini ilgilendirir. Bunların hepsi semantik denen ilmi gerektirir.



KISSALAR

Kur'andaki kıssa ve misalleri birer piyes sahnesi gibi inceleyerek anlamak, onların amaç ve hedeflerini ortaya koymak, bunların eğitimde ve iletişimdeki önemini kavramak. Bu, küçük hikaye veya sahneye koyma, sahneye koyarak bir meseleyi sunma sanatını ilgilendirir.



Prof. Dr. Hüseyin Atay
(Kur'an'a Göre Araştırmalar-VI)

Bir sonraki konu başlığı: NESİH



Sebepler

Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "SEBEPLER"




SEBEPLER

Ayetlerin geliş sebepleri de ayetteki gerekçeleri ortaya koyuyor. Bunlar kanunların gerekçelerinin kanun maddeleri ile olan ilişkisine benzer, kanunun gayesini anlatır ve anlaşılmasına yardımcı olur. Bazen sebep, ayetle zikredilir ve hükmün sebebi gösterilmiş olur, bazen de zikredilmez. Ayetlerin içinde zikredilmeyen sebeplerin keşfedilmesinde ortak bir karara varmak zor olur. Bazı sebepler de âlimler tarafından istinbat edilmiştir. Ayetin manasına bakarak sebeplerinin anlaşılmasına, keşfedilmesine gidilmiştir. Buna göre, zamanın şartlarına göre gerekçeler değişebilir ve bu değişiklikler göz önünde bulundurularak yeni bir anlayışa gidilebilir.

Prof. Dr. Hüseyin Atay
(Kur'an'a Göre Araştırmalar- VI)

Bir sonraki başlıklarımız "DİL FELSEFESİ - KISSALAR"

Durum


Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "DURUM"


DURUM

Kur'an vakaları, olguları ve onları meydana getiren ortamı tespit ediyor ve bir durum tespiti yapıyor. Bu ortamın şartlarını, sebeplerini ve niteliklerini gösteriyor. Böylece nitelikli cüzi durumu genelleştirmiş oluyor. Özel şahısları söz konusu etmeyip onların nitelikleri üzerinde duruyor. Toplumları da niteliklerine göre ele alıyor. Bazen onların özel tarihî adlarını veriyorsa da onların yalnız olumlu veya olumsuz sıfatlarına hükmünü bina ediyor.

Prof. Dr. Hüseyin Atay
(Kur'an'a Göre Araştırmalar-VI)

Bir Sonraki Başlığımız: SEBEPLER

Zaman ve Mekan



Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "Zaman ve Mekan"dır.

ZAMAN VE MEKAN

Ayetler kullanıldıkları yerlere göre, içlerinde geçen kelime ve ifadelerin içerdikleri anlamlar dışında başka bir şey de anlatır. Böylece bir toplumda zamana ve mekana göre değişik durumları kapsayacağı gibi bütün insanlık toplumlarında da değişik durumlara cevap verebilecektir. her bir ayet benzer veya farklı toplumlardaki bir duruma ışık tutar.

Prof. Dr. Hüseyin Atay
Kur'an'a Göre Araştırmalar (VI)

Bir sonraki başlığımız, DURUM

Üslup


Prof. Dr. Hüseyin Atay, Kur'an'a göre Araştırmalar (VI) kitabında "Kur'an'ın anlaşılma yöntemleri"ni 23 başlık altında toplamış. İlginizi çekeceğini umduğum bu konunun her gün bir başlığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu günkü başlığımız "üslup"tur.

ÜSLUP

Kur'an'ın üslubu kendine hastır. Bir cümlenin veya cümleceğin içine değişik konuları koyar ve onların ifadelerini diğerleri ile öyle bağdaştırır, öyle özenle birleştirir ki, ifade bakımından birini diğerinden ayırmak güçleşir. İnsan bütün ifadeleri hem tek hem de bir bütün olarak düşünmek ve anlamak durumunda kalır. Böylece gayesini ortaya koyar;Kur'andaki ifadeleri anlamadan, onların gayelerini ve hedeflerini anlamak insan  için her zaman mümkün olmayabilir. Kur'an'ın bu üslubunun bir sebebi de bir fikri, bir ilkeyi veya hukuki bir hükmü ifade ederken, bu hükmün altındaki ahlaki bir davranış ve gayeyi de aktarmaktır.

Prof. Dr. Hüseyin Atay
Kur'an'a Göre Araştırmalar (VI)

Bir sonraki başlığımız "Zaman ve Mekan"